Türkiye GP- Çin etkilerini gösterdi


Vettel bu kez hata yapmadı 

Fotoğraflar: LAT

Uzakdoğuda koşulan son yarışta Vettel pit stop stratejilerinde hata yapınca galibiyeti Hamilton’a hediye etmişti. Bu olay çok konuşuldu, artık McLaren’lerin Red Bull’lar kadar hızlandığı söylendi ama gerçekler bu şekilde değildi. Çünkü arkalarda uçan bir Webber vardı. Asıl Red Bull’un hızını Mark göstermiş ve doğru stratejiyle RB7 ile neler yapılabileceğini kanıtlamıştı. Kısacası RB7 rakipsiz bir otomobildi ve her virajda, her şartta önündeki her otomobili geçebiliyordu. 

İstanbul Park’taki yarış Avrupa ayağının ilk yarışı olduğu için takımlardan burada büyük atılımlar bekliyorduk. Özellikle de ilk 3 yarışa podyuma çıkamayan Ferrari’ler  ve Çin’de ilk iki yarıştaki kadar etkileyici olmayan Renault ve Mercedes GP’den. Bir bakıma beklentilerimiz karşılandı diyebiliriz, en azından Ferrari ve Mercedes GP açısından. İtalyan ekibi buraya yeni ön ve arka kanat dışında, yeni fren soğutma kanallarıyla gelmişti. Bu gelişmeler sıralama turlarında çok etkili olmasa da (Red Bull ile aralarında hala 0.8 saniye vardı) uzun yarış serilerinde etkili olacaktı. 

Cuma günü İstanbul’daki yapmur bulutları güzel şeylerin habercisi gibiydi. İlk antrenman seansından hemen hemen herkes spin atarken McLaren pilotları garajlarında oturmayı tercih ettiler. Aslında doğru da yaptılar, nitekim haftasonunun geri kalanında yağmur yağmadı ama öte yandan diğer takımlar da ilk defa Pirelli geçiş ve ıslak zemin lastiklerinin basıl çalıştığını görmüş oldular.

Kuşkusuz ki tüm antrenmanların en çok konuşulan olayı Vettel’in Cuma günü yaptığı kaza oldu. Sekizinci viraja biraz hızlı giren Alman pilot son apeksin çıkışında sağ arka lastiğini yapay çim alana taşırdı ve spin atarak son hızla duvara çarptı. Bu ikinci antrenman seansına katılamayacağı anlamına geliyordu. Aynı zamanda geçtiğimiz yıl da zaman zaman gördüğümüz o ‘acemi’ Vettel’den de esintiler gösteriyordu. Ancak bu olay Vettel’in bir diğer yanını da öne çıkardı: Şartlar ne olursa olsun otomobilinden maksimumu çıkartabildiğini… 

Sıralama turları

İkinci antrenmanlara katılamayan Vettel Cuma gününü diğerlerini izleyerek geçirdi. Cumartesi piste çıktı ve en hızlı turu elde etti antrenmanlarda. Schumacher’in kendisine 0.001 saniye kadar yaklaşması sürprizdi, Mercedes GP’nin geliştiğini gösteriyordu. 

Antrenman turlarında McLaren’lar ve Mercedes GP takımı, İngiliz’lerin Çin’de uyguladığı taktiği uygulamak istediler. Yani Q1’i sadece sert lastiklerle geçip, Q2 ve Q3’te birer set yumuşak lastik kullanıp, yarışa bir set hiç kullanılmamış yumuşak lastik bırakmak. Aynı düşünceye Ferrari’de hakimdi ancak Massa Q1’de bir set yumuşak lastik kullanınca bu planları suya düştü. Brezilyalı plana sadık kalmak adına Q3’te tur atmamayı yeğledi. Alonso için işler iyi gidiyordu çünkü Q1’i sertlerle geçmişti, aynı şekilde McLaren’lar da. 

Q3’e gelindiğinde McLaren pilotları ilk hızlı turlarında yeteri kadar iyi değildiler bu yüzden burada iki set (toplamda üç, bir adet Q2’de) yumuşak lastik kullanmak zorunda kaldılar. Alonso’da iki set kullandı ama tur zamanını geliştiremedi. Webber ise Q2’de bir, Q3’te bir set olmak üzere toplam iki set yumuşak lastik kullandı. Aynı şekilde Vettel’de. Q3’e çıktı, sadece bir zaman turu attı ve polü 0.4 saniye ile kazandı ve otomobilinden indi. Bu yarış için iki set kullanılmış, bir set sıfır yumuşak lastiği olduğu anlamına geliyordu. McLaren ise tüm yumuşaklarını sıralamalarda denemiş ve yarışta bunları kullanmayı düşünmüştü. Buradan İngiliz takımının yumuşak lastikle atacağı serilerin Red Bull’lardan daha kısa olacağını anlıyorduk. 

Ancak Mercedes GP’de Red Bull’a ayak uydurmuş ve Q3’te sadece tek tur atarak bir seti yarışa bırakmayı tercih etmişti. Üstelik Rosberg bu tek turunda McLaren ve Ferrari’leri geride bırakıp üçüncü sırayı elde etmişti. Rosberg’in bu beklenmedik üçüncülüğü, dördüncü sırayı elde eden Hamilton’ı kirli tarafa iterek planlarını bozmuştu. Button’sa sıralamalarda en hızlı altıncı isimdi. 

Yarış

Start verildiğinde Rosberg, Webber’i, Alonso’da her iki McLaren’i geçti. Bu beklenen bir durumdu çünkü kirli tarafta çekiş çok düşüktü. Ancak Hamilton’ın Webber’i geçmek isterken altıncılığa düşmesi, yarışını zora soktu. Lewis’in yarışı bu noktadan sonra tamamen yaraları sarma moduna girdi. 

Rosberg’in ikinciliğe çıkması bir bakıma Vettel için yarışı kolaylaştıran faktör oldu çünkü takım arkadaşı Mercedes’in arkasında yavaşlıyordu. 5. turda Webber, Rosberg’i geçti geçmesine ama Vettel bu esnada farkı 5 saniyenin üzerine çıkartmıştı bile. Ayrıca rakibini geçtikten sonra hemen pite girmesi de Webber’in işine pek yaramadı. Avustralya’lının pitten çıkış turu ve hemen ardındaki turu Vettel’den daha hızlıydı ve bu sayede fark 2.8 saniyeye (tur 15) inse de, Vettel bu turdan sonra hızlanmaya başladı ve farkı 20. turda 4.7 saniyeye kadar açtı.

Bu arada pist üzerinde o kadar çok geçiş oldu ki hangisini yazacağımı şaşırdım desem yalan olmaz. İlk pitlerden hemen önce ilk olarak Webber Rosberg’i geçti, daha sonra Alonso da Rosberg’i geride bıraktı. Bu arada takım arkadaşının gerisinde kalan Hamilton Button’a atak yaptı ama bir tur sonra Button buna cevap verdi. İki tur sonraysa Massa Hamilton’a yetişti ve güzel bir atakla rakibini geçti ve beşinciliğe yerleşti. Ama aynı tur içinde pite geldiklerinde Hamilton cevabı pitte Massa’yı tekrar geçerek verdi. 

İlk turlarda yumuşak lastiklerin beklenenden daha çabuk aşındığı görüldü ve Pirelli’nin yaptığı üç pit stop ideal stratjidir açıklaması bir anda yerini soru işaretlerine bıraktı. Sıralama lastiklerini kullanan ilk on sıra 10. ve 11. turlarda pitleri ziyaret etti, burada yine Button 13. turda son pite gelen isimdi. 

Hamilton pitten çıktıktan 2 tur sonra kullanılmış yumuşak lastikleriyle Rosberg’i geride bıraktı ve dördüncülüğe çıktı. 20. turda bu defa Massa Rosberg’i geçti ama hemen ardından Rosberg pozisyonunu geri aldı. 21. turdaysa Button bu ikiliye yetişti ve Massa yeniden atak yaparken Button’da Rosberg’in yanına sokuldu ve bir sıra yükseldi. 22. turda da Button 12. viraj öncesi Massa’ya güzel bir atak yaptı. Massa sert frenajla lastiklerini kilitledi ve dosdoğru pite yöneldi. 

Bu esnada ikinci pitler de başlamıştı. Alonso 23. turda pite girdi ve böylece ilk set yumuşak lastikleriyle 13 tur attı. Bu 13 turun 5’inde Webber’den hızlıydı. Bu oldukça dikkat çekici bir performanstı. Tabii bu arada Vettel’de farkı 8.5 saniyeye kadar çıkarmıştı.

Hamilton ve Webber’in 20. turda pite girmelerinden dört pit taktiği uyguladıkları anlaşılmıştı. Aslında ikisi de üç pit taktiğiyle başlamışlardı yarışa ama yarış içinde strateji dğiştirdiler. Button ise 25 turda ikinci kez pite gelerek, bir bakıma üç pit stop stratejisinin sinyallerini verdi. Bu pitinde yumuşak lastikleri taktı. Stratejisi yumuşak- yumuşak-yumuşak- sert şeklindeydi. 

İkinci pitlerde bundan farklı bir alternatif deneyen tek isim Rosberg’di. Alman pilot sıralamalarda kullanmadığı yumuşak hamuru üçüncü pitine saklamış, böylece diğerleri yavaş lastikteyken avantaj elde etmeyi düşünmüştü. Teoride iyi bir düşünceydi ama ikinci pitten sonra temposu Renault’lar ile baş edecek kadardı sadece. Bu aslında Rosberg’in değil otomobilin genel sorunuydu. W02’nin yarış hızı sıralamalardaki gibi değildi. 

Button’ın ikinci pitten sonra trafiğin içinde kalması üç pit taktiğini zora sokan bir unsurdu. Bu noktada belki strateji değiştirmesi daha iyi olabilirdi.

Üçüncü pite ilk girenlerden biri Rosberg oldu. 34. turdaki bu pitinde sıfır yumuşak lastiklerini taktı. 36’da Hamilton ilk sert lastikleri için pite geldi. Bu pit esnasından sağ ön lastiği sıkıştı ve çıkışta Massa ile tehlikeli olabilecek bir durum atlattı. Bu olayda lolipop adamın ne kadar soğukkanlı olduğunu gördük çünkü Hamilton hareket etmeye yönelse de arkadan Ferrari’nin geldiğini gören lolipop adam buna izin vermedi ve kırmızı otomobiin geçmesini bekledi. Eğer yol verseydi büyük ihtimalle bu ikili çarpışacaktı. 

Webber’de 35. turda üçüncü kez pite geldi. Bu aslında Red Bull’ların son pitiydi, 40’da da Vettel pit alanını ziyaret etti. Alonso ise Webber’den bir tur sonra 36. turda pite girdi. İspanyol’da sert lastiklere geçiş yaptı üçüncü pitte. 

Webber pitten çıkış turunda 0.3 saniye hızlı olsa da Alonso kısa sürede hızını buldu ve 39. turda tur 0.5, 40. turdaysa 0.8 saniye hızlıydı Red Bull’dan. Bu ikili arasındaki 3 saniyelik fark son pitlere kadar böyle devam etti. Webber 45. turda pite yöneldi ve 22.087 sn ile pitini bitirdi. Toplam pitte kalma süresi 1:24.401’di. Alonso ise 46’ıncı turda geldi pite ve 21.379 ile hızlı bir pit yaptı ama toplam pitte kalma zamanı 1:26.121’di. Yani pitlerde 1.7 saniye vermişti Webber’e. 

Bu son pit ilginçti çünkü Red Bull’ların üç pite yarışı bitirmeleri beklemiyordu. Ancak lastikler buna izin vermedi ve Webber’in önündeki Alonso’ya yetişme görevi başka türlü gerçekleşemezdi. Bunu gören Alonso’da pite girdi, aynı şekilde Alonso’yu gören Vettel’de. Liderin pite girme nedeni biraz daha işi garantiye almak istemesinden kaynaklanıyordu. Yani Çin’deki hatayı tekrarlamamak için de diyebiliriz. 

Son bölüm

Dördüncü pitten sonra RB7 gerçek gücünü gösterdi ve Webber çıkış turunu 1:29.945 ile atarak Alonso’nun gardını kırdı. İspanyol’un buna cevabı 1:30.279 olmuştu. Bunu gören Webber asılmaya devam etti: 1:29.766’ya karşılık 1:30.399. Red Bull hızla yaklaşıyordu. 1:30.079- 1:30.296. Alonso’nun yapacağı çok şey kalmamıştı. Otomobilin limitlerindeydi ama Red Bull’unkiler bu şartlarda daha iyiydi. Webber çok zorlanmadı geçiş yaparken, kırmızı otomobilin yanından hızlı bir şekilde süzüldü ve podyumun ikinci basamağına uzandı. 

Bu arada Hamilton bir kez daha pist üzerinde Button’ı geçerek yine fazla pite yapmanın daha az pite yapmaya göre daha avantajlı olduğunu gösterdi. Üstelik Button daha sonra 54. turda Rosberg’e de geçilerek yanlış stratejide olduğunu göstermiş oldu. 

Sonuç

Oldukça geçişli ve olaylı bir yarışa sahne olan Türkiye GP’si 1993’teki Donington’dan beri en çok pit yapılan (82) yarış olarak tarihe geçti. Vettel burada rahat kazanarak yeniden ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. 

Üstelik bunu Cuma günü berbat bir kaza, sadece bir saatlik antrenman seansı ve Q3’te attığı tek zaman turu sonucunda elde etmişti. Bu sonuç Sebastian’ın güvenini tazeledi. Bundan sonra daha da güçlü olacaktır. 

Red Bull’un bu güçlü yapısını kırmanın yolu pol pozisyonunu elde etmekten geçiyor. Bana kalırsa takımlar bundan sonra bu nokta üzerine yoğunlaşmalılar çünkü Hamilton’ın Çin’deki kumarı her zaman tutmayacaktır, burada gördüğümüz gibi…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
Gallery | This entry was posted in F1. Bookmark the permalink.

One Response to Türkiye GP- Çin etkilerini gösterdi

  1. Mücahid Ekrem says:

    Merhaba Berk bey kısaca söyleyecek olursak bana göre redbull’u bu saatten sonra ancak Mclaren zorlayabilir diye düşünüyorum. Çünkü mp4*26 gelişmeye oldukça müsait ve rbr7’yi gördük ki ancak başka radikal bir araç geçebilir. Ayrıca fazlasıyla demoralize olmuş olan Webber’in de yokluğuyla Vettel çok rahat. Ferrari ve Mercedes yetişemez mi ? Olabilir belki ama o zaman iş işten geçiş olabilir. Ayrıca özellikle kompleks bir pist olan malezya’da Mclaren’in performansı umut vericiydi. Erken olabilir ama ispanya’daki mclaren’in güncellemeleri belki ferrari’nin sıralamalar için parçaları biraz da webber’in üstüste iki yarışta sezonun geri kalanını belirleyecek. son olarak da özellikle cumartesi günü button’u hiç iyi görmedim

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s