www.turkiyef1.com- Nisan 2011- Red Bull yenilmez mi?


Geçen sezonu domine eden ‘Kırmızı Boğa’lar bu sezon da aynı senaryoyu yaşatacak gibi görünüyor tabii biri onlara dur diyemezse…  

Geçen yılın ortaya çıkarttığı bir şey vardı: Red Bull otomobili neredeyse yenilmezdi. RB6 sıralamalarda 15 pol almıştı; tek turda rakipsizdi, lastiklerini çok çabuk ısıtıyor, olağanüstü yere basma gücü üretiyordu. 9 yarış galibiyetine imza atmıştı; kırılgandı, zaman zaman istikrarsızdı ama gününde olduğunda hiçbir otomobil ona yetişemiyordu.

Böyle bir yılda Vettel birçok pilotaj hatasına rağmen şampiyonluğa ulaştı, olmayacak hatalar yaptı.. Bu kadar olaylı bir yılda bile RB6 yenilmemişti. Ancak akıllara takılan bir soru işareti vardı: Vettel bu kadar hatayı tekrar aynı sezon içinde yapacak mıydı? Yapmayacaksa rakiplerini işleri çok ama çok zordu.

Sezonun henüz iki yarışı geride kaldı ama tablo geçen yılın bir kopyası gibi görünüyor. Hem de RB7’nin hızına Vettel’in hatasız sürüşü de eklendi, dolayısıyla ortaya yenilmez bir ikili çıktı.

Avustralya’nın sıralamalarındaki 0.7 sn’lik fark gözleri korkutmuş, Ferrari ve McLaren cephesinin uykularını kaçırmıştı. KERS’siz atılan bu fark olayı daha da vahim bir hale getiriyordu. Üstelik Ferrari 1.4 saniye geride kalmıştı ve bu fark kolay kolay kapatılacak gibi görünmüyordu, hele ki test yasağının olduğu bir ortamda.

Malezya’ya gelindiğinde antrenmanlarda yine Red Bull’lar öne çıktı. Bu defa Webber ile. Daha sonra ortalarda pek de görünmeyen Sebastian çıktı ortaya; Hamilton’ın o ana kadar atılan en iyi iki sektör zamanlarını geride bırakarak pol pozisyonunu ele geçirdi. Bu İngiliz pilotun gardını düşürmek için yeterli bir hamleydi, büyük ihtimalle Lewis kariyerinde ikinci sırayı elde ettiği için bu kadar somurtmamıştır…

Ancak bu defa fark 0.104 saniyeye indi, üstelik KERS’le. Hamilton elinden geleni, hatta fazlasını yapmış olmasına rağmen polü alamamıştı. Sorun neredeydi? Analiz edildiğinde sorunun en çok downforce gerektiren ikinci sektörde olduğunu görüyoruz. Hemen bu ikilinin sektör zamanlarını kıyaslayalım: 1. sektör Vettel 24.665, Hamilton 24.667; 2. sektör Vettel 31.569 Hamilton 31.614, 3. sektör Vettel 38.636 Hamilton 38.617. Buradan anlaşılacağı gibi ikinci sektördeki bu fark, polü getirdi Alman pilota.

Burası Sepang’ın hızlı yön değişim gerektiren, otomobilin stabilitesinin öne çıktığı bölüm. Yani yere basma gücünün ‘ağır bastığı’ sektör. Rakipleri en çok bu gibi sektörlerde zaman kaybediyorlar Red Bull’a ve yarışları keybetmemeleri için buralarda nasıl vakit ‘kaybetmemeleri’ gerektiğini bulmaları gerekiyor. Aksi halde yarışta ne kadar hızlı olurlarsa olsunlar tüm yaptıkları pol pozisyonundan kalkan Vettel’i kovalamak oluyor. Bunda da ne kadar başarılı oldukları soru işareti tabii…

Açık söylemek gerekirse McLaren biraz daha umut vericiyken Ferrari’nin tek tur üzerindeki performansı büyük hayal kırıklığı. İtalyan ekibi Avustralya’da olduğu gibi Malezya’da da sıralamaların ilk seansında bir set yumuşak lastik takmak zorunda kaldığı için üçüncü seansta bir hızlı tur atabildi. Bu durumda ne Felipe’den ne de Fernando’dan pol beklemek mantıksızdı, yapabileceklerinin en iyisi Alonso’nun yaptığı gibi ‘geri kalanların en iyisi’ olmaktı.

Ferrari’nin yarış performans oldukça iyi ancak bu sıralama sıkıntısının önüne geçmeleri gerekiyor. Alonso’nun sektör zamanları 24.895- 32.058- 38.899 şeklinde. Sadece ikinci sektördeki fark 0.5 saniye. Otomobilin aerodinamik anlamda yetersiz olduğunu kolaylıkla görebiliyoruz, neyse ki sıkıntının çok çabuk farkına vardılar ve üzerinde çalışmaya başladılar. Avustralya’daki 1.4 saniyelik fark Malezya’da 1.0 saniyeye kadar indi ama hala polden çok uzaktalar.

Öne savaşan bu iki takımın Red Bull ve Vettel’i durdurması için pol pozisyonunu elde edebilmeleri gerekiyor. Zira Vettel polden kalkıp galibiyet alma konusunda virtüöz bir isim ama arkalarda kaldığı zaman sönük yarışlar geçirebiliyor. Ayrıca Vettel pol pozisyonunu ele geçirdiğinde olağanüstü özgüven kazanıyor ki, son 6 yarışın 5’inde polü aldı ve bu yarışların beşini kazandı (polden kalkıp kazandığı 4 yarış var, Brezilya’da 2’inci sıradan kalkıp kazandı). Bu kendine güvenmişliği kırabilmek, karşı taraf üzerinde endişe oluşturabilmek için pol pozisyonunu ele geçirmeliler. Bana kalırsa bu noktadan sonra pol pozisyonu elde etmek, oluşturacağı psikolojik etkilerden dolayı yarışa önde başlamaktan bile daha önemli bir noktada.

Tek turda Red Bull’un bu kadar etkileyici olduğu bir ortamda bunu yapmaları çok zor ama diğer şampiyonların istatistiklerinin kolayca Vettel tarafından geride bırakılmasından hoşlanmayacakları ve bunu durdurmak için ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarını anlamak için pilot olmamıza da gerek yok.

Öncelikle pol pozisyonuna yeniden ulaşmaya alışmaları gerek çünkü Vettel ve Red Bull buna çok ama çok alıştı ve vaz geçmeye niyetleri yok.

Bunu yapabilirlerse galibiyet için savaşabilirler, aksi taktirde sadece Malezya’daki gibi Red Bull’a yetişmek içim çabalayıp duracaklardır…

Tabii bunu yapı olarak Malezya’ya çok benzeyen Çin’de görebileceğimizi zannetemiyorum. Belki Türkiye GP’sinde. Umarım böyle olur, o zaman yarışımızın ne kadar keyifli olacağını düşünemiyorum…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
Gallery | This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s