www.turkiyef1.com- Nisan 2011 Avustralya’nın ardından iz bırakanlar


Pirelli’ler, hareketli arka kanatlar, KERS derken sezon başladı bile. Hem de ne başlama!

Avustralya her zamanki gibi keyifli bir yarışa sahne oldu ve birçok ilginç nokta vardı dikkat çeken, dikkat çekici olduğu kadar da şaşırtıcı ve iz bırakan.

Bunların başında Red Bull’un pol pozisyonu alması geliyordu. Süpriz değildi ama bunu 0.778 sn fark ile elde etmesi tabiri caizse ‘korkutucuydu’. Çünkü daha ilk yarışta böyle bir fark (ki Ferrari ile 1.4 sn vardı) kimse beklemiyordu.

Sıralamalardan sonra McLaren cephesi oldukça keyifli görünüyordu ama Lewis, basın toplantısında Vettel’in KERS kullanmadığını duyunca -çaktırmamaya çalışsa da anlaşılan- şaşkınlığı ve hayreti işin psikoljik etkisini de gösteriyordu. Lewis sıralamalardan sonra ‘KERS kullanmadıkları halde 0.7… Kullansalar 1.3 sn fark olacak ki bu normal değil’ diyecekti. Bu açıklama bile aslında takımın ‘kış testlerinden sonra 1 sn bulduk’ açıklamasının gerçekleştiği bir ortamda, bulunacak 1 sn daha gerektiğini gözler önüne seriyordu.

Üstelik daha da ilginç bir nokta Red Bull’un sıralama turlarında sadece hız ölçüm noktasında 17 ve 18. sırada yer alıp sadece HRT, Virgin ve Lotus’ları geride bırakmış olmasıydı. Bunun anlamı şu: Eğer teknik sorun yaşamazlarsa Albert Park gibi hızlı virajların olduğu pistlerde rakiplerin hiç şansı yok gibi görünüyor, tabii şapkadan başka 1 saniye daha çıkarmazlarsa. Yine de tur başına 0.7 saniyelik büyük farkın yarış üzerinde etkisi beklendiği gibi olmadı, RB7 biraz daha insaflıydı rakiplerine yarış içinde.

Red Bull dışındakilerin rekabete dahil olabilmeleri için saf motor gücündense daha çok ‘downforce’ bulmaya odaklanmaları gerek, aksi halde bu sezon geçen seneki gibi son yarışa kalmadan erkenden sona erebilir.

Bunun bir de şöyle bir etkisi olacaktır takımlar üzerinde: ‘Acaba KERS olmadan biz de o kadar hızlı olabilir miyiz?’ düşüncesi. Bunun ileriki yarışlarda deneyenler olur mu bilinmez ama Red Bull’ın hızının gridin moralini bozduğu çok açık.

Bu anlamda McLaren’in iyi bir sonuç aldığı söylenebilir. Ferrari cephesinin de aynı şekilde Alonso ile gayet iyi bir çıkarttığını belirtmeliyiz. İlk turda sekizinciliğe düşmeseydi muhtemel bir podyum görebilirdik ancak ilk üç sırayı alan pilotların iki pist stop stratejisiyle yarışmaları ve Ferrari’nin iki otomobili için de üç pit stratejisi belirlemesi, bunun ne kadar verimli olduğu sorusunu getirdi akla. Bir pit yaklaşık 25 saniye zaman kaybettirdiği için aşınan lastiklerin, bu zamandan daha mı fazlasına mal olacağını iyice analiz etmek gerek. Eğer Ferrari lastiklerini diğerlerinden daha fazla aşındırıyorsa da bunun önüne bir şekilde geçmeleri gerekiyor.

Bir diğer şaşırtıcı olay Petrov’un podyumuydu kuşkusuz. Bunun tesadüf olduğunu düşünmüyorum çünkü Rus pilot sıralamalarda da hızlıydı ve yarış içindeki temposu zaman zaman McLaren seviyesindeydi. Arkasında Alonso kendisine yaklaşırken de oldukça ‘cool’ bir sürüş çıkarttı, hatasızdı, iyi bir strateji belirlemişti. Kısacası geçen senenin aksine olgundu Vitaly bu yarışta. Tabii otomobilin de bunda katkısı büyük. Bu performans karşısında akıllara ilk gelen Kubica’nın bu otomobille neler yapabileceği oldu, bunu bilmek ne yazık ki imkansız olsa da Hamilton’ı zorlayabilecek potansiyelde olabilirdi bana kalırsa.

Bu tip yarışların ve yeni sezonların en keyifli anları farklı potansiyel isimlerin parladığını görmek oluyor ve bu yarışta bunlardan bir hayli çok gördük. Sergio Perez muhteşem bir yarış çıkartırken geçen sezonun flaş ismi Kobayashi’yi geride bıraktı, hem de daha ilk F1 yarışında. Hoş yarıştan sonra ikisi de ihraç edildiler ve puanları ellerinden alındı ama Perez söyleyeceğini söylemiş, Kobayashi’ye güzel bir mesaj vermişti. Yarış içinde bir ara en hızlı tur zamanını bile ele geçiren Meksika’lının en hızlı tur zamanı da takım arkadaşından 0.4 sn daha hızlı. Potansiyeli heyecan verici, sezon içinde dikkatle izlemek gerek kendisini.

Bir diğer dikkat çeken isimse – her ne kadar Forca India beklendiği gibi öne çıkmasa da- Di Resta’ydı. Sıralama turlarında spin atan takım arkadaşını geçti ve kariyerinin ilk yarışında puan alan 70. çaylak pilot oldu. Yarış içinde belki çok etkileyici olmasa da sakindi, kendine güvenli havasıyla dikkat çekti. En hızlı turu Sutil’den 0.4 sn yavaş olsa da Sutil’in bu takımda 2008’den beri yarıştığını söylemek gerek. Sezon boyunca Di Resta’ya da göz gezdirmek gerekecek.

Bu arada hareketli arka kanat kuralının yarışlara keyif verdiğini söyleyebilirim, arkadaki otomobil öndekini geçemese bile en azından izleyiciler üzerinde bir beklenti yarattığı görüldü ki bu da seyir zevki kattı. Evet, her kanat açıldığında bir geçiş göremedik ama Button’ın Massa’yı geçmek için yaklaşması bile sistemin etkili çalıştığını gösteriyordu ve aralarındaki hız farkı da yaklaşık 10-15 km/s kadardı.  

Şimdi sıra Malezya’da, yani biraz daha uzun düzlükler ve yavaş virajlar. Burada Red Bull’un bu kadar büyük bir fark yaratacağından şüpheliyim. Eğer öyle olursa ciddi sorunlar bekliyor diğerlerini.

Sezon güzel başladı, böyle devam etsin, geçen yılki gibi kötü başladıktan sonra tersine dönmesin…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
Gallery | This entry was posted in Avustralya GP, F1. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s