16-18.03.2011 Audi


Kullanılan otomobil: Audi A1

Model: 1.4 TFSI, S-Tronic, Ambition

Fotoğraflar: Mehmet Erçelebi 

Nasıl olabilir anlayamadım. Henüz 5 dakika oldu Audi A1’le otoparktan çıkalı. Ama şu anda yolun kenarına çekmiş, ağrıyan belimle uğraşıyorum. Otomobilden inmek zorunda kaldım. Yolunda gitmeyen bir şey var burada. Evet, ilk oturduğum anda sürücü koltuğunun minderi düz gibi gelmemişti, arkaya doğru meyilliydi. Belki düzelir demiştim ama olmadı işte. Evet, A1’in koltuğunda ‘yokuş aşağı’ oturuyorsunuz. Dedim ya nasıl olduğunu anlamadım diye, oluyormuş demek ki. 

Çaresi yok mu? Var tabii ama bunun için sürüş pozisyonumdan feragat etmeliyim. Çok sevdiğim dik sırtlı koltuk pozisyonumda kullanamayacağım A1’i. Ama bel ağrısı hiç hoş değil, hafifçe yatırıyorum koltuğun sırtını, direksiyonu da tamamen geri çekip, biraz yükseltiyorum. Oldu sanki, oldu da ben böyle (kısmen) yatarak otomobil kullanmayı hiç sevmiyorum ki… 

Neyse en azından artık belim ağrımıyor. Şimdi yola koyulabilirim. Trafikteyim şimdilik ama bu çok rahatsız edici değil çünkü S-Tronic şanzıman oldukça yumuşak çalışıyor, ayrıca stop/start sistemi de ışıklarda durunca motoru otomatikman kapatıyor. Böylece gereksiz yere yakıt tüketmiyorsunuz. Şimdilik gayet kaliteli ve iyi bir şekilde yolculuk ediyorum, herhangi bir sorun yok. 

Kabin oldukça kaliteli malzemeleriyle dikkat çekiyor ve tasarımı da olabildiğince minimalist. Kokpitteki plastikler yumuşak ancak orta konsolda yer alan ve eşya koyma gözünün her iki yanındaki plastikler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bunlar orta konsoldan ayrı olarak tasarlanmışlar ve yekpare olmadıkları için fazlasıyla esneyip gürültü yapıyorlar. Ayrıca otomobilin arka tarafından bir yerlerden (nereden olduğunu bulamadım) bir ses geliyor, bir tıkırtı, rahatsız edici. Bunlar dışında kabin oldukça güzel, jet uçaklarının türbinlerinden esinlenmiş havalandırma ızgaraları da çok şık görünüyor. Alüminyum parçaların hissi ve görünüşleri bu sınıf için inanılmaz kaliteli, A8 modelinden alınan MMI sistemi de premium hissi artırıyor. El frenini turuncu, kapı tutacaklarının Audi’nin yarış takımının renginde olması kişiselleştirilebilen bir otomobilde olduğunuz hatırlatıyor.

 

Ama bu minimalist tasarım yanıma binen arkadaşımın ‘aaa biraz fazla sade olmamış mı?’ sorusuyla farklı bir anlama bürünüyor bir anda. Belki de… Ama bence tasarımı güzel, minimalizmi severim; huzurludur, sakindir, rahatlatır… 

Her neyse radyonun frekansını değiştirmek üzere elimi MMI düğmesine atıyorum veee hayal kırıklığı… Frekans değiştirmek bu kadar zor olmamalı, frekansı kayıt etmek istiyorsanız dört kez düğmeye basmak zorunda kalıyorsunuz. Ancak tüm radyolarınızı kayıt ettiğinizde de bir daha bu fonksiyonla uğraşmak zorunda değilsiniz. MMI düğmesini sağ çevirdiğinizde menüdeki ikonun sola hareket etmesineyse bir türlü anlam veremedim. Bu çok dikkat bozan bir özellik… Sürüş pozisyonunda cam açma düğmeleri de biraz fazla geride kalıyor, sanırım bazı noktalarında ergonomi problemleri var A1’in kabininin. 

Keyifli sürüş, sert süspansiyon

Trafikten uzaklaşıp, tali yollara girip, süspansiyon ve yol tutuş testi yapma isteği içerisindeyim. Bu yüzden Çekmeköy taraflarına doğru yöneliyorum, buralarda güzel virajlı yollar var. Şansıma hava da çok güzel. 

Zemin biraz bozulmaya başladığında A1 ne kadar sert bir otomobil olduğunu gösteriyor. Süspansiyon sistemi o kadar sert ayarlanmış ki otomobilin içinde mütemadiyen sarsılıyorsunuz. Sanki amortisörleri iyi değilmiş gibi hissettiriyor, darbeler dosdoğru kabine giriyor. Üstelik test otomobilinin S-Line donanımına sahip olmadığını öğrenmemle olay daha da üzücü bir hal alıyor çünkü gerçekten şehir içindeki ve köy yollarındaki bozukluklarda inanılmaz şekilde sallanıp, yoruluyorsunuz. Uzun zamandır bu kadar yorucu bir otomobil kullanmamıştım; öte yandan zemin düzgünse sorun yok ve üst sınıf kullanıyor gibi hissediyorsunuz. 

Tabii bu sertliğin bir nedeni var; yol tutuş. Virajlı yollara geldiğimizde A1 kendini göstermeye başlıyor. Amortisörler o kadar sert ki virajlarda gövde oldukça az yatıyor, bu yüzden de denge bozulmuyor ve gövde iyi bir şekilde kontrol ediliyor. Tonlarca yol tutuşunuz var ve A1’in belki de en büyük başarısı, şasisini paylaştığı diğer VW grubu otomobilleri olan Polo, Ibiza ve Fabia’dan daha keyifli sürüşü sunuyor olması. 

Virajda lift-off yaptığınızda değişen ağırlık otomobilin çizgisini bozmuyor, sadece biraz daraltıyor. Ön tarafın tutuş kaybı anında ortaya çıkmıyor ki bu iyi bir şey. Arkaysa daha stabil yapısıyla güven veriyor. Ancak ağırlık değişimlerini Mini’deki gibi net bir şekilde hissedemiyorsunuz çünkü elektro hidrolik direksiyon turunun ilk başlarında tepkisiz ve ruhsuz. Sonrasında bu durum düzelir gibi olsa da çok tatmin edici değil. İnsan Mini’ye direkt rakip olan bir otomobilde daha iyi tepkiler bekliyor.

A1’in en büyük silahı motoru ve şanzımanı. VW grubunun diğer birçok modelinde kullandığı bu kombinasyon (1.4 lt turbo, 122 bg motor ve 7 ileri DSG şanzıman) hem ekonomik hem de performanslı kullanım sunuyor. 0-100 km/s hızlanması fabrika verilerine göre 8.9 saniye olan A1’in ortalama tüketimi 5.3 lt/100 km olarak veriliyor ama bu biraz ütopik bir değer. Normal hayatta daha çok 8.0-8.5 lt/100 km civarlarında dolaşıyorsunuz, bu da performans göz önünde bulundurulduğunda makul. 

Motor istekli şekilde devirleniyor ve 200 Nm’lik maksimum torkunu 1500- 4000 d/dak arasında ürettiği için her devirde atik bir kullanım sunuyor. 7 ileri DSG şanzıman her zaman olduğu gibi gayet yumuşak vites geçiriyor ama manuel kullanımda hiçbir zaman kırmızı çizgide vites değiştirmenize olanak vermediği için kombine virajlı yollarda vitesle istediğiniz gibi oynayamıyorsunuz. Bir virajdaki limitleri denemek için devir yükseltip bu şekilde viraja girdiğinizde viraj ortasında şanzıman isteğiniz dışında vites büyütüyor ve hem denge bozulmasına yol açıyor hem de o istediğiniz yüksek devir karakterini göremiyorsunuz. Yine de çok rafine bir kullanım sunuyor ve bu özelliğiyle geçtiğimiz hafta yazısını okuduğunuz Mini Cooper’ın 6 ileri otomatik şanzımanından kesinlikle çok daha iyi. Motor da aynı şekilde Mini’nin atmosferik 1.6 litresinin yanında çok daha teknolojik ve modern bir ünite. 

Mini’nin rekabet etmek için bu konulara eğilmesi gerek, dikkat ederseniz ikisini kıyaslamadım bile çünkü bunu yapmaya gerek yok, A1 bu iki kriterde kesinlikle bir numara. Nokta. 

Şık ve ağırbaşlı tasarım

Evet A1’in tasarımını bu şekilde tanımlayabilirim sanırım. Retro (Mini, Fiat 500)- anti retro (Citroen DS3- Alfa Mito) savaşlarının yaşandığı bir sınıfta Audi, daha bilindik ve sakin bir tasarımla yer almayı uygun görmüş. Bu tipik bir Audi görünüşü, sadece biraz daha küçük. Tasarımın bu sakin hali aslında A1’in tüm geneline de yayılmış, otomobil Mini gibi haylaz ya da DS3 gibi sıradışı değil, olmak da istemiyor. Daha çok bu sınıfta yer almak isteyen ciddi kullanıcıları hedefliyor. 

Bir Mini Cooper güzel olsa da haşarı imajı herkes için uygun olmayabilir, A1’se işte bu tarz düşünenler için yaratılmış. Nasıl söylesem, daha ‘cool’ bir otomobil A1, Mini’ye göre. 

Dış tasarımın ağırbaşlılığı kabinde de kendini gösteriyor. Daha önce söylediğim gibi minimalist bir düşünceye sahip olan kabin ‘keşke biraz daha sıradışı olsaydı’ diye düşündürmüyor değil. Herşey fazla Audi, fazla bilindik. 

Bu otomobilin Mini’nin başarısından dolayı ortaya çıktığını söylemeliyiz. Eğer Mini geçtiğimiz on yıl boyunca bu kadar başarılı olmasaydı belki de hiçbir zaman A1 diye bir otomobil göremeyecektik. Bu anlamda A1’in varlığı için Mini’ye teşekkür edebiliriz. 

İki otomobili aynı anda kullanmadık ama park ettiğimiz bir yerde tam önümüze bir Mini Cooper park ettiği için ikisinin birarada fotoğraflarını koyduk. Bundaki amacımız sadece ikisinin yanyana nasıl göründüğünü göstermekti. Tasarım göreceli bir kavram olduğu için bir yorum yapmıyoruz, fotoğraflara bakıp hangisinin daha çok hoşunuza gittiğine karar verebilirsiniz.

Fiyatlandırma

A1’in ülkemizde üç benzinli, bir dizel olmak üzere dört motor seçeneği sunuluyor. Dizel versiyon 1.6 lt, benzinlilerse 1.2 TFSI 86 bg ile 1.4 TFSI’ın 122 ve 185 bg’lik versiyonları. Otomobilin baz modeli olan 1.2 lt’lik versiyonu 22.223 Euro’dan başlayan fiyatlarla alıcı bekliyor. Test otomobilimiz olan 1.4 TFSI S-Tronic’se 26.697 Euro baz fiyata sahip (Mini 23.345 Euro baz fiyat) ama buradaki gibi farklı sütun rengi, MMI, gövde rengi ayna, üç kollu direksiyon, 17 inç jant gibi aksesuarlar istiyorsanız ödeyeceğiniz fark 8000 Euro’ya kadar çıkıyor. Hatta Audi’nin internet sitesinden kendi zevkime göre tasarladığım bir A1’in sadece opsiyonları 21.000 Euro tuttu, otomobilin fiyatı da 48.179 Euro’ya kadar çıktı. Tabii içinde Bose ses sisteminden, panoromik açılı tavana kadar birçok donanım da bulunuyordu, yine de otomobilin kendisi kadar opsiyon fiyatı ödemek ne kadar mantıklı tartışılır. 

Sonuç

Audi, rakiplerinin yaklaşımlarından farklı bir sonuç koyuyor ortaya. Daha sakin, kendi bildiği yolu tercih ediyor ve kalite, motor- şanzıman konularında öne çıkıyor. Konfor, sürüş pozisyonu ve direksiyonuysa hayal kırıklığı yaratan faktörleri. 

VW Polo’yla aynı şasiyi kullanıp bu kadar farklı olabilmesi takdir edilecek bir durum ortaya koyuyor. Mini’den daha hızlı ve daha verimli. Ancak aynı zamanda daha da pahalı. 

Markanın fanatikleri ve genç kullanıcılar için mantıklı bir tercih olacaktır. Benim gibi daha orijinal fikirler arayanlarınsa gideceği adres belli…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
Gallery | This entry was posted in Audi A1. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s