11-01-2011 Basın toplantısı- Renault


11-01-2011 Basın toplantısı- Renault

Renault 2010 sonuçları

11 Ocak tarihinde Renault Türkiye’nin 2010 sonuçlarını ilettiği basın toplantısında yer aldık. Swiss Otel’de gerçekleştirilen toplantıda Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ve Oyak Renault Genel Müdürü Tarık Tunalıoğlu, markanın 2010 sonuçlarının yanısıra 2011 planlarından da bahsetti.
Sonuçlara göre Renault 2010 yılının en çok otomobil satan markası oldu, ki zaten bunu ODD gecesinde aldıkları ödülle kanıtlamış oldular. 2010 yılında otomobil ve ticari araç toplam satışı 760.918 adetle en yüksek rakama ulaşırken Renault buna 94.943 adet binek+ ticari satışıyla destek verdi. Sadece otomobil olarak 509.784 adet satışa ulaşılırken Renault 75.834 adetle en çok otomobil satan marka oldu. 75.000 adetlik bu satışta en büyük paydasını 28.688 adetle Renault Symbol alırken, üçüncü sıra 24.838 adetle Fluence modelinin oldu. Böylece Renault otomobil satışlarında %15 gibi oldukça büyük bir Pazar payına sahip oldu, yani şöylede diyebiliriz, Türkiye’de satılan her 100 otomobilin 15’i Renault markası taşıyor.
Bu rakamlar arasında belki de en ilginç olanı Renault’nun 75.834 adetlik otomobil satışının açık ara diğer rakiplerinden iyi olması. İkinci sıradaki Ford 55.212, üçüncü Hyundai 47.572, dördüncü olan Fiat ise 45.220 adetlik satışa ulaştılar. Bu da Renault ile Ford’un satışları arasında 20.622 adet fark olduğu anlamına geliyor ki, Symbol modelinin tek başına satış adeti 28.000, bu da modelin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Tabii toplam satışlarda Ford’un 119.133 adetlik birinciliğini de göz ardı etmemek gerek ama bu apayrı bir konu.
Renault’nun bu başarısının altındaki en büyük etkenlerden birinin Bursa’daki fabrikasını olduça verimli şekilde kullanması olarak gösterebiliriz. Markanın otomobil satışlarına baktığımızda 75.000 adetlik satışın 70.000 adeti yerli üretim modeller olduğunu görüyoruz, bunlar arasında Symbol ve Fluence modelleri de yer alıyor.
Bu arada fabrikanın üretim kapasitesi 365.000 adet olarak belirtiliyor ama 2010 yılında ulaşılan rakam 307.000 olarak açıklandı, yani fabrikanın daha kapasitesi var. Üstelik bu rakamlarda sadece iç pazara değil, ihracata da fazlasıyla yer veriliyor. 307.000 adetlik üretimin sadece ¼’ü iç pazara verilirken, geri kalan ¾’lük oran ihracata ayrılmış durumda. Fabrika otomobillerin yanısıra geçen yıla oranlar %38 artışla 334.000 motor ve 261.000 vites kutusu da üretti.

2011’de bizleri Renault’dan neler bekliyor?

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, 2011’in 2010 gibi yüksek satış rakamlarıyla geçmesini öngörüyor. Buna göre toplam satış rakamının 750.000’lerden olacağını Renault’nun da 90.000 civarında toplam satış rakamına ulaşmasını bekleyebiliriz.
2011’de Renault iki yeni model ve toplam 3 model tanıtımına yer verecek: Yeni modeller arasındaysa bu ay (Ocak) içerisinde tanıtımı yapılacak Latitude modelinin yanısıra Nisan ayında Megane CC yer alırken, Eylül’de Türkiye’nin ilk elektrikli otomobili Fluence Z.E. Bursa’daki fabrikada üretilmeye başlanacak.
Bizler için de Renault, global anlamda 2010’da keyif veren bir marka oldu. Özellikle DeZir konseptinin yanısıra seri üretim modeller arasındaki Megane RS 250 modeli dikkat çeken ve heyecan verici otomobillerdi. Tabii Lotus Renault GP adındaki Formula 1 takımının İngiliz Lotus markasıyla birleşmesini de unutmamak gerek. Bu konudaki düşüncelerimi http://www.ajansotomobil.com/yazarlar/52-berk-sarioglu/718-chassis-by-lotus-powered-by-renault.html sitesindeki köşe yazımda okuyabilirsiniz.
Bu birleşmeden çıkacak ilginç modelleri düşündükçe sabırsızlanıyorum, tabii çıkacaksa! Belki bu yıl olmasa da ilerisi için bunları düşünmek bile çok heyecan verici. Elektrikli Fluence ise Türkiye’de bir ilke imza atacağı için iç pazardaki en dikkat çekici otomobillerden olacak. Diğer üreticilerin onunla nasıl rekabet edeceklerini merakla bekliyorum.

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
Gallery | This entry was posted in 2010 değerlendirmesi, Renault. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s