07, 10- 12- 2010 Dacia


Kullanılan otomobil: Dacia Duster
Model: Laurate 1.6 lt 4×4
Fotoğraflar: M. Murat Erçelebi


Bir zamanlar Lada Niva diye bir otomobil vardı hatırlar mısınız? Komünist rejimin üretici olduğu döneme aitti ve bu mantıkla üretilmişti: Basitti, yüksekti, iyi arazi kabiliyetine sahipti, dayanıklıydı, dört tekerlekten çekişliydi ve ucuzdu… Niva bunlara yönelmişti, çok rağbet görmüş ve pazarın büyük bir açığını kapatmıştı: Ucuz arazi aracı eksiğini.

Verdiği mesaj çok açık: ‘Gerçek arazi aracını en basit şekilde kullanmak istiyorsanız beni alın’. Yani Duster’ı alan ne olduğunu bilerek alıyor, fazlasını bekleyerek değil. Bu düşünceyle Duster’a yaklaştığınızda çok etkili oluyor. Özellikle de ekstra ücret karşılığında sunulan ‘Look paketi’ (krom renkli ön ve arka koruma kızakları, eteklikler, dış dikiz aynaları, siyah/krom renkli tavan barları, karartılmış arka kapı, kelebek ve bagaj kapağı camları) hayli şık bir otomobile sahip oluyorsunuz. Aynı şekilde kabinde de deri döşeme paketini (deri koltuk, direksiyon ve vites topuzu) aldığınızda lüks bir kabine de sahip oluyorsunuz. Bu donanımlar ve motor seçeneğiyle Duster’ın kampanyalı fiyatı 41.900 TL.

Peki bu opsiyonların dışındaki genel saflık kabinde nasıl bir etki uyandırıyor? Bu noktada ben de dürüst olacağım, Duster’ın kabini diğer Dacia modellerinden çok farklı değil. Yani yer yer Renault modellerinden tanıdığımız (vites topuzu [ki ay içerisinde kullandığım Megane coupe’de de aynısı vardı, yazısını kısa bir süre sonra okuyacaksınız], kapı açma kolları, sinyal kumandaları, göstergeler gibi) parçaların yanısıra sert plastikler ve ergonomi sorunları baş gösteriyor.

Ne yazık ki son belirttiğim nokta bunların en rahatsız edici olanı çünkü havalandırma kumandaları hem çok aşağıda, vites topuzunun arkasında hem de ters eğimle yerleştirildiği için kullanırken neyin ne işe yaradığını görmek biraz zor. Aynı şekilde çekişi ayarlayan düğme de buraya konumlandırılmış ve ona da erişim zor.


Sürüş
Dacia Duster Türkiye’de 3 farklı motor seçeneği ve iki çekiş opsiyonuyla sunuluyor. Motorlar arasında 1.6 lt benzinli 105 bg ve 1.5 dCi dizelin 85 ve 110 bg’lik iki versiyonu bulunuyor. Tüm motor seçenekleri hem önden hem de dört tekerlekten çekişli olarak alınabiliyor. 


Dacia, ortalama olarak 8.0 lt/100 km gibi bir değer belirtse de, 4 tekerlekten çekişli versiyonda sunulan (önden çekişliler 5 ileri) kısa oranlı 6 ileri şanzıman nedeniyle çok ekonomik kullanamıyorsunuz otomobili. Yapılan ayarlar böyle olunca da ortalama tüketiminizi 11.5 lt/100 km’nin altına indirmek bir haylı zor. 110 bg’lik dizel bana göre en iyi motor seçeneği Duster için. 

Direksiyon olması gerektiği gibi, sert sayılır ve çevirmek biraz efor gerektiriyor. Derinlik ayarı yok ama bu büyük bir sorun olmuyor. Görüş oldukça iyi hem geniş, hem de kör nokta yok.

Sürüş için söyleyeceğim şey beklentilerin üzerinde olduğu şeklinde. Yeteri kadar konforlu, bazen motor sesi biraz fazla duyuluyor ama bunun dışında pek rahatsız edici bir durum yok. Kendinden çok daha pahalı SUV’lerdeki gibi gereksiz sallantılı, hareketli bir sürüşü de yok. Şanzıman kaba karakterli ve kemikli olduğu için vites geçişleri esnasında yolcuların konforunu bozabiliyor, yeteri kadar rafine değil. Debriyaj ayarını ve vites geçişleri üzerinde çalışmalısınız aksi takdirde uyumlu olamadığınız için acemi sürücüler gibi kullanıyorsunuz Duster’ı.

 

Gövde salınımı mevcut. Özellikle sert dönüşlerde gövde fazlasıyla hareket ediyor, dalma ve arka tarafta süspansiyonun açılmasını hissedebiliyorsunuz. Bu bazen tedirgin edici olabiliyor ama özellikle toprak zeminde otomobilin stabilitesini bozmuyor. Asfalttaysa önden kayma ağırlıklı bir sürüş karakteri var.

Duster’da önce Sandero ve Logan’da kullanılan pseudo (yalancı) MacPherson sistemine yer verilmiş ama bu arazi kullanımı için güçlendirilmiş. Arkadaysa çok noktadan bağlantılı sistem yer alıyor. Bu sistem hem normal yol kullanımında hem de arazide oldukça yeterli, özellikle arazide çamurlu ve toprak zeminlerde Duster’a fazlasıyla yeterli bir performans kazandırıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi ve diferansiyel kilidiyle sürücüsüne güven veriyor.

Duster’ın dört tekerlekten çekiş sisteminde Auto, Lock ve 2WD gibi üç seçenek bulunuyor. Bunlarda Auto normal şartlarda önden çekiş sağlarken, Lock diferansiyeli kilitliyor ve 2WD ise tamamen önden çekişli olarak otomobili kullanmanızı sağlıyor. özellikle daha az yakıt tüketmek için asfalt kullanımında 2WD modunda aracı kullanmanızı öneririm, zira buna ihtiyacınız olacak. Bu arada Auto modunda gücün belli bir kısmının arka aksa gönderilme işlemi Nissan’dan alınan tork konvertörü sayesinde gerçekleştiriliyor.

Net mesaj, temiz sonuç
Evet dediğim gibi Dacia Duster aslında modern bir Lada Niva örneği. Üzerine düşmeyen şeylere yönelip olumsuz sonuç alacağına, üzerine düşenleri iyi bir şekilde yapıp, olabildiğince düşük fiyata SUV keyfi sunuyor ve olumlu yorumlar alıyor bizden.

Arazi gireyim, nereye nasıl gideceğimi de çok düşünmeyeyim ya da ne olursa olsun geniş bagaj ve kabini olan bir SUV kullanayım diyorsanız hiç durmayın en yakın Dacia bayisine gidin ve bir tane sipariş edin derim. Ama motor seçenjeğinin dCi olmasına özellikle dikkat edin. Sonra aranız bozulmasın Duster ile, çok dürüst bir otomobil çünkü…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in Dacia, Dacia Duster. Bookmark the permalink.

2 Responses to 07, 10- 12- 2010 Dacia

  1. >Teşekkür ederim ben de böyle otomobilleri seviyorum, Duster'da çok başarılı ve yetenekli bir arazi aracı. dediğiniz gibi işini yapıyor ve keyif veriyor. Bu özellikleriyle baktığınızda bence birçok SUV'dan çok daha başarılı bir ürün çıkarmış ortaya Dacia. Hele de ilk denemeleri olduğunu düşündüğünüzde etkileyiciliği daha da artıyor.

  2. Anonymous says:

    >Çok başarılı bir değerlendirme olmuş tebrik ederim. Otomobillerin cilalanıp parlatılarak birçoğu, evet birçoğu işe yaramayan oyuncaklarla ağzına kadar doldurularak pazarlanmasından, tüketicinin aldatılmasından artık sıtkımız sıyrıldı. Otomobil işini yapsın, biz de sürüşün tadına varalım yeter. Yoksa çok da umrumda değil koltuk pozisyon hafızası… Manuel ayarlamak en kafasız insan için bile 10 saniyeyi geçmezken oradaki röleye, switche, itme kakma mekanizmasına neden ben 2000 euro fazladan vereyim ki….

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s