>08- 08- 2010 turkiyef1.com karting yarışı


>

Kazanmak güzeldir
Küçük bir karting yarışı bile olsa güzel gerçekten

Bu aslında Turkiyef1.com tarafından düzenlenen bir karting turnuvası ve ben turnuvaya dahil değilim. Sadece Pazar günü pilot eksikliği nedeniyle çağırıldım. İçerenköy Carrefour’un bahçesindeki Aras Karting’de kozlarımızı paylaşacaktık…

Kurallar basit: Önce 10 dakikalık sıralama turları (iki grup haline atılıyor ve en hızlı beş isim kendi aralarında birinci yarışa çıkıyor), ardından 10 dakikalık birinci grubun yarışı, sonra yine 10 dakikalık ikinci grubun yarışı. Her iki grupta ilk üçe girenler finale kalıyor ve yine 10 dakikalık bu son seansta yarışı kazanan 25 puan alıyor. Yarı final birincisi 10, en hızlı tur ve pol pozisyonu için de birer puan hanenize yazılıyor.

Sıralama turları
Ben ilk sıralamalara çıkan gruba dahildim ve Portapal Racing takımının pilotu olarak davet edilmiştim. Rossi kaskımı aldım, eldivenlerimi taktım ve go-kartın içine oturdum. Aslında sıralamarların bir kural mantıksızlığı var o da şu: Sıralamalara ilk çıkan grup soğuk otomobiller, lastikler ve piste çıkıyor ve önlerinde referans alacakları bir derece yok. Dolayısıyla ikinci grupta sıralama atanlar hem sıcak lastikler ve otomobillere sahip hem de baz alacakları bir dereceleri, bir hedefleri oluyor. Hal böyle olunca derece yapmak daha kolay oluyor. Her neyse eninde sonunda yapacağınız şey aynı: Olabildiğinde hızlı gidebilmek! Kural kuraldır napalım…

İlk sıralamalar sonrası, şimdilik poldeyim ama birazdan olmayacağım…
Kartım neyse ki iyi çıktı. Gaz ayarı tam istediğim gibi, yani ayağımı fazdan çektiğimde gerçekten çekmiş oluyorsun, kart ileri doğru atılmaya devam etmiyor. Bu benim gibi gazla aracı dengelemeyi çok seven bir için hayati derecede önemli.

Piste çıkıyorum ve henüz ikinci turdan itibaren tabelada birinci sırada bulunuyor ismim ama bunu garantisi yok çünkü diğerlerinin nasıl olduğunu bilmiyorum. Nitekim çok gecikmeden cevap geliyor ve ikinciliğe iniyorum. Ardından yine birinciliğe çıkıyorum, sıralamaların başında 28 sn’li derecelere inen iki kişi var pistte.

Önceleri 28.70’lerdeyim, ardından 28.55, 28.40, 28.33 derken 28.19 yapıyorum ama diğer isim (Erdem Güveli) 28.16 ile önümde sadece 3 saliseye ihtiyacım var… Hemen hızlanıyorum biraz ve 28.12 yapıyorum, Erdem üst üste aynı dereceyi yaparak iddialı olduğunu gösteriyor. Bu kartingdeki yarışlarda önemlidir, zira Erdem şampiyonada lider durumdaymış… Her neyse biraz daha hızlanmak isteği içersindeyim, ikinci grubu düşünerek 27’lere inmek istiyorum ama hem damalı bayrak sallanıyor hem de aracın gaz teli kopuyor. Şimdilik pol pozisyonundayım ve Erdem’le aramızda sadece 4 salise var, bu kadar yakın olacağımızı düşünmemiştim…

Mali pol’de, ben ikinciyim, Erdem’de üçüncü sırada

Sıra geliyor ikinci grubun sıralamasına. Buradaki en büyük rakibim Mali Selışık. Onunla daha önce geldik bu piste ve oldukça yakın derecelerimiz var. Mali başlıyor seansa ve iki tur sonra 28’lere iniyor, kolaylıkla alacak gibi polü. Hemen ardından 28.40, 28.20 ve 28.08 yapıyor. Elleri havada, gitti pol pozisyonu! Tüh! Üstelik sonraki tur 28.07 ve 27.99 yaparak sıralamalarda 27’lere inen ilk ve tek pilot oluyor. Sanırım zor bir yarış olacak. Yine de on kişi arasındaki ikinci olarak start alıyor olmam da fena değil.

Yarı final
Mali polde, ben ikinciyim, Erdem’se üçüncü sırada. İlk turda Mali’yi durdurmanın tek yolu bir şekilde önüne geçmekten geçiyor. Stratejimi bunun üzerine kuruyorum, iyi bir çıkış yap, boşluğu bulduğun an doldur!

Nitekim çok iyi bir startla hemen Mali’nin arkasındayım, kartlarımız tampon tampona yol alıyor. Hızlı sağ viraja gelince daha iyi bir tutuşla içte kalmayı başarıyorum ve öne geçiyorum. Ha ha! İşte, stratejim mükemmel işliyor ama Mali’nin pes etmeye niyeti yok. Her virajda dibimde olduğunu hem görüyorum hem de bana dokunmalarından hissediyorum.

Bir ‘U’ virajda hata yapınca Mali yanımda beliriyor ve yavaşça süzülüyor önüme doğru. Hayır, tabii ki durmayacağım. Sonraki ‘U’da karşı atak deniyorum, başarısız. Düzlük sonuna bırakıyorum şansımı, ilk turdaki geçtiğim yere. Ve aynı şekilde bir kez daha önündeyim. Ama şu ‘U’ları bir türlü istediğim gibi dönemiyorum nedense…

Mali buralarda çok hızlı ve yine yanımda beliriyor bu defa direksiyonum biraz üzerine doğru yönelmiş durumda, yerimi koruyorum ama mesajı aldım. Hızlı virajın çıkışındaki sol virajı çok içten alarak lastikleri sürüklerken, Mali bir kez daha yakaladığı momentumla yanımdan geçiyor. Aaaaa! Ne saçma bir hataydı bu!

Maşallah Mali de bulduğu boşluğu bırakmıyor, ne güzel. Eh hadi bakalım tekrar atak yapma zamanı geldi. Bu defa ‘U’ların çıkışında Mali biraz yavaş kalıyor ve bu da bana yanına açılmam için şans veriyor, vee hooop! Öndeyim işte.

Bundan sonra geçilmeye niyetim yok, son viraja yaklaşırken damalı bayrağı görüyorum ve geçtikten sonra ayağımı gazdan çekiyorum. Galibiyet sevinciyle yanıp tutuşurken Mali yanımdan geçiyor ve zaman çizgisini ilk geçen isim oluyor. Yani birinci o! Ne saçma hayatımda damalı bayrağın bitiş noktasından başka yerde sallandığını görmemiştim! Bana ne diyorum, ben bayrağı geçtim, çizgiyi referans saydığınızı ne bileyim! Bu şekilde biraz çirkefe yatmak istesem de sonuç değişmiyor: Mali 1, bense ikinciyim. Olsun en azından finaldeyiz. Bu da birşey.

Ama sonradan öğrendiğim başka bir kural mantıksızlığı da ikinci grubun birincisinin, final yarışında ilk grubun birincisinin hemen ardında starat alacak olması. Yani bu benim üçüncü başlayacağım anlamına geliyor finale. Bu arada ilk yarışta 26.60 ile en hızlı turu attım, Mali ise 26.62 ile fazlasıyla yakın bir tur atmış bana…

Final
İkinci grubun yarışının tamamlanmasıyla, o yarışta birinci olan Savaş gridde önümdeki yerini alıyor. Benim tam önümdeyse Mali yer alıyor, yani Savaş çaprazımda pozisyon olarak. Tabi Erdem’i de unutmamak gerek. O da finalde ama beşinci kalkıyor.

Stratejim aynı, ilk tur tamamlanmadan agresif olup Savaş’ı geçmem gerekiyor ki, Mali’ye yetişebiliyim. Start veriliyor, fena olmayan bir kalkışla Savaş’ın hemen arkasındaki yerimi alıyorum. Bu arada şöyle bir göz atıyorum arkaya ve Erdem’in iyi bir çıkış yaptığını görüyorum, o da benim hemen arkamda. Mali ise yerini korudu kalkışta ve grubun önünü çekiyor.

Aynı viraj ve aynı hareket, içte kal ve dışarı doğru açılan rakibinin önünde ilk sağ virajı geç. İşte bu kadar! Artık ikinciyim ama Mali bayağı bir fark açmış bir virajda. Herhalde 4-5 boy fark var aramızda, kapanmayacak fark değil, sadece kolay olmayacak.

Biraz geç fren, iyi çizgi, temiz bir çekişle ‘U’ları geçerken Mali’ye yetiştiğimi görüyorum, düzlükte neredeyse değeceğim kartına. Beklediğim gibi hızlı değil Mali. İkinci tura girerken yine ilk uzun, hızlı sağ virajda içteyim ve Mali biraz fazla hızlı olduğu için dışarıya doğru yönleniyor. Fırsat çıktı mı kaçırmayacaksın, hemen dalıyorum içeri ve virajı önde geçiyorum. Bu arada Erdem’de Mali’yi sıkıştırıyor.

İkinci turu böyle geçerken, o meşhur sağ virajın hemen ardındaki ‘U’ da Mali yine geçiyor beni. Neyse ki hızlı değil çok, hemen ardındaki sağa dönen ‘U’ da bu defa ben olabildiğine geç fren yapıp, hafif arkam kayarak Mali’nin yanına geliyorum. Mali benim bu kayışımı görmüş olacak ki, herhalde ayağını gazdan çekiyor ve öne geçiyorum. Bu arada Erdem momentum kaybetmiş Mali’yi geçip yanıma kadar geliyor. Başımı çevirince kırmızı Converse’lerini görüyorum Erdem’in. ‘Sen de nerede çıktın’ diyorum kendi kendime ve sola dönen ‘U’ya yaklaşırken Erdem’in benim sağımda kaldığını fark ediyorum. KUUURT! Virajdan çıktıktan sonra burnunu sola alıp geçecek beni. Bu çok klasik bir karting manevrasıdır, rakibinize göre daha geniş bir yay çizersiniz ve bu da kartınızın virajda 3-4 km/s daha hızlı olmasını sağlar. Sonuç: Arkadaki öndekini geçer…

Neyse ki erken fark ettim bu avantajını ve iyi bir savunma çizgisiyle önünü kapatarak çıkıyorum virajdan. Yine sola doğru alıyor burnunu ama geçecek yer bırakmıyorum, hatta dürüst olmak gerekiyorsa geçmesin diye sola kırıyorum direksiyonu. Bu arada Mali’nin Erdem’i sıkıştırdığını görüyorum, malum benim hareketlerimdem momentum falan kalmadı Erdem’de! Mali, Erdem’i geçiyor ve bir anlamda bana galibiyetin yolunu açıyor. Çünkü Erdem bu yarışta daha hızlı olan isim ve çok geçmeden cevap verme niyetinde, bu düşünce aralarında bir mücadele başlamasına neden oluyor. Ben de artık onları unutup kendi işime baksam iyi olacak.

İşte son durum: Birinciyim, Erdem ikinci, Mali ise üçüncü sırada

İyicene konstantre oluyorum ve ‘Berk şurada 4 hızlı tura ihtiyacın var, atarsan onlar birbirlerini yerken kazanırsın yarışı’ diyorum kendi kendime. Artık onlar yok aklımda, sadece kendimleyim. Rossi kaskımın hakkını vermek istiyorum. İlk tur en hızlı turu ele geçiriyorum: 27.90. Hemen ardından 27.60, 27.55, 27. 40. onlar henüz 27’lere inemediler, bu güzel. Hafif bir rahatlama geliyor bana ve tur dereceleri hemen düşüyor: 28.35, 28.50… Eyvah bu kadar da değil ya, daha var yarışın bitmesine. Konstantre ol, konsantre ol! 27. 50 Güzel, 27.51, 27.50 evet, oldukça istikrarlıyım bu turlarda.

Ardından 27.38 ile yarışın en hızlı turunu atıyorum. Bu arada arkamdaki ikiliyle çok iyi bir fark yakaladım, yarış benimdir artık. Herşey kontrolüm altında, 28’lere hiç inmeden damalı bayrağı geçiyorum…

İşte bu kadar ilk yarış ve ilk birincilik, tıpkı kaskımdaki Rossi’ye yakışır bir derece. Bu arada Erdem ikinci, Mali de üçüncü oluyor, dördüncülük Kadir Akdeniz’e giderken, yarışa önümde başlayan Savaş’sa beşinci sırada finiş görüyor. Mali’nin takım arkadaşı Ozan Kulcu final yarışını altıncı olarak tamamlıyor.

Yarış sonrası klasikler, şampanya kutlaması (bizde sodayla yapıldı) ve röportajlar…

Herşeye rağmen, küçük bir karting yarışı bile olsa kazanmak çok güzel bir şey… Teşekkürler Turkiyef1.com. Artık rahatça uyuyabilirim eve gidip…

http://www.youtube.com/get_player

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in karting, www.turkiyef1.com. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s