>www.turkiyef1.com


>

Çekirge 1 zıplar, 2 zıplar üçüncüde yakalanır

Webber, bu sezon yaptığı üçüncü kazada yarış dışı kalırken, önemli puanlardan oldu



Öncelikle tüm Türkiyef1.com okuyucularına merhaba! Uzun zamandır Formula 1 ile ilgili yazılar yazsam da sadece F1 içerikli bir siteye ve bu kadar meraklı, ilgili okuyuculara yazmak benim için de büyük bir heyecan unsuru, bundan emin olabilirsiniz. Bundan böyle
, köşe yazılarımda sizlere analizlerimi, düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım. Bunlar bazen yarışlardan bazı kesitler, bazen pilotlar, takımlar hakkındaki düşüncelerim, bazense ürettiğim ilginç senaryolar üzerine olacak. Tabii tarihin tozlu sayfalarından da bazı kesitler sunmaya çalışacağım sizlere. Türkiyef1.com’da bana bu şansı veren sevgili Cihangir Perperik’e de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Umarım keyifli bir birlikteliğimiz olur…

İlk yazım Red Bull pilotu Mark Webber üzerine olacak. Yazının başlığından da anlayacağınız gibi burada çekirgemiz Webber oluyor. Sıçramalarıysa bu sezonki kazaları; yani Avustralya, Türkiye ve Valencia’da karıştığı çarpışmalar. Bunlardan ilk ikisinde sadece pozisyon kaybetse de üçüncüde ciddi bir kaza yaptı ve yarış dışı kalarak önemli puanlardan oldu; yani üçüncüde yakalandı tıpkı atasözümüzün söylediği gibi. Peki hatalı mıydı? Tartışılır… Belki tur bindireceği otomobile daha sakin yaklaşıp o kazayı yapmayabilirdi. Öte yandan Lotus pilotu Kovalainen’in de kazada çok kararsız kaldığını görmezden gelemeyiz. Her ne olursa olsun Webber için bu kazanın faturası çok daha ağır oldu Kovalainen’e göre…

Benim üzerinde duracağım nokta bu değil, daha genel bir durum; yani Webber’in sürüşü. İstanbul’da karıştığı kazada her ne kadar suçsuz olduğunu belirtmiş olsam da şampiyonluk için savaşan bir pilotun bu kadar kolay şekilde puanları çöpe atmaması gerektiğini düşünüyorum. Üstelik sadece bunlar da değil, Avustralya’da da Hamilton’ı geçmek isterken arkadan çarpmış ve yerini kaybetmişti.

Webber’in bazen dikkatsiz ve basit hatalar yapabilen, gerektiği gibi olgun olmayan sürüşleri var. Şampiyonluk bu kadar yakın bir şekilde devam ederken Kovalainen’e arkadan çarpıp yarışı sıfır puanla kapatmak ‘sorumsuz’ bir davranış olarak nitelendirilebilir. Tabii bu kazayı bilerek yapmadığını söyleyebilirsiniz ama zaten üzerinde durduğum konu biraz daha kazaya hataya kapalı bir sürüşe odaklanması gerektiği şeklinde. Bu sezon üç farklı kaza geçirmesi ve hepsinde de bir şekilde geçiş olması, Webber’in bu konudaki eksiklerini gösteriyor. Bu konuda geliştirmeli (bu yaştan sonra geliştirebiliyorsa) ve artık bir şampiyon gibi düşünmeye alışmalı.

Şampiyonluk için sadece hızlı otomobil kullanmak değil, bunun dışında da birçok kriter gereklidir: Sadece puan almak için yarış bitirme düşüncesine alışmak, gereksiz riskler almamak, gerekli olduğunda hızlanıp, gerekli olduğunda yavaşlamayı bilmek, değişen yarış koşullarına ayak uydurmak gibi. Üstelik bu kazayla bu sezon tüm yarışlarda puan alan pilot istatistiğinden de oldu.

Webber bu bahsettiğim konularda eksiklik yaşıyor, sadece geçiş anlamında değil. Jenson Button’a bir bakın. Hiç kimse McLaren’a geldiğine Hamilton’a bu kadar yakın olacağını beklemiyordu, evet saf hız anlamında takım arkadaşının gerisinde olsa da 9 yarış sonunda sadece 6 puan gerisinde. Çok göze çarpmayan bir tekniği var ama etkili olmadığını söyleyemezsiniz. Valencia’da da kimse Button’dan bahsetmedi ama yedinci kalktığı yarışı üçüncü bitirdi ve şampiyonada ikinci sırada. Çok mu hızlı? Gerektiği zaman yeteri kadar hızlı, daha çok sonuç almayı bilen bir pilot görüntüsü çiziyor. Webber’in oturup Button’ı izlemesi, yarış içinde neler yaptığını analiz etmesi gerek.

Aynı şekilde Schumacher’in şampiyon olduğu yıllardaki sürüşlerini inceleyin. Evet çok hızlıydı o ayrı, ama aynı zamanda çok değişkendi ve sürüş anlamında çok geniş bir repertuarı vardı. Yarışı çok iyi okuyordu, rakiplerinin ne yaptıklarından haberdardı, sadece bir stratejiye takılıp kalmıyor, yarış ne gerektiriyorsa, galibiyet için neler yapılması gerekiyorsa sürüşünü ona göre ayarlayabiliyordu. Evet ben de biliyorum Webber bir Schumacher değil, olamaz da… Ama söylemek istediğim de bu değil zaten.

Aslında benzer şeyler Red Bull takımının tamamı için geçerli. Pilot seçimi yaparken daha değişken, esnek isimlere yer vermeliler. Bu, Red Bull’un elde ettiği 8 pol pozisyonunun sadece yarısını galibiyete çevirmesinin en büyük nedenlerinden biri. Vettel’de geniş bir repertuara sahip bir pilot değil ama Webber’den daha hızlı. Sadece pol pozisyonu elde ettiği yarışlarda güçlü. Hanginiz Vettel’in geride, 10’uncu, 12’inci sıradan kalkıp yarış kazandığını hatırlıyor? Öyle görünüyor ki Red Bull’un yarış kazanması için pol pozisyonu şart, ama böyle olmamalı.

Webber de bu sezon 4 pol pozisyonu elde ederken, bunlardan sadece ikisini galibiyetle noktaladı. Formula 1’de her zaman böyle üstün bir otomobile sahip olmayabilirsiniz, olduğunuzdaysa bunu sonuna kadar kullanmalısınız. Geçen sezona bir göz atın; herkes Button’ın en iyi otomobili kullandığı için rahat şampiyon olduğunu söyleyip duruyordu. Şimdi soruyorum size, dokuz yarışın sekizinde pol pozisyonu kazanan bu yılın Red Bull otomobili RB6 gridin en iyi otomobili değil mi? Demek ki geçen yıl Button’ın yaptığı şey o kadar da kolay değilmiş, demek ki şampiyon olmak için sadece en hızlı otomobile sahip olmak yetmiyormuş.

Evet, sezon henüz sona ermedi ve Red Bull’lardan biri şampiyon olursa hiç şaşırmam ama bunun için puanları ‘çar-çur’ etmemeleri gerek. Webber Valencia’daki kazasıyla hepimizi korkuttu ama bunun yanında önemli puanlarda da oldu. Şampiyona sona yaklaşırken bu puanları çok arayacaktır.

Webber’in hızından şüphemiz yok, artık bu noktadan sonra detayları analiz edip nasıl daha ‘bütün’ bir pilot olacağını araştırmalı, bu konuda ileri gitmeli. Alacağı 8, 10 puan önündeki otomobilin üzerine çıkıp yarış dışı kalmaktan çok daha etkileyici bir sonuç olacaktı; hem kendisi hem de takımı için. Eminim ki Christian Horner, Webber’in sözleşmesini yenilediği için derin bir iç çekmiştir Valencia’da.

Bazen çekirgelerin de dikkatli olması gerekir, sadece zıplamak yeterli olmayabilir. Çekirge ‘Uzakdoğu’ sporlarında savaş sanatlarını yeni öğrenenler için de kullanılan bir terimdir bazen. Acaba Webber’in çekirgeliğini bu anlamda kullansak daha mı doğru olur? Yani şampiyonluk yarışını yeni öğrenen bir pilot olarak…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in Mark Webber, Red Bull, www.turkiyef1.com. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s