>ajansotomobil.com- Lewis Hamilton


>Bir virtüöz izledik
Bu kelimeyi bir konuda en üst zirvede iş çıkaran ve ustalığı herkesçe kabul gören kişi olarak tanımlayabiliriz. Nadir bulunan bu kişilerin performansını izlemek her zaman büyüleyicidir. Tıpkı Avustralya’daki Hamilton gibi

Muhteşemdi, inanılmazdı… Duygusaldı, hızlıydı…Tutkulu, hırslı ve kararlıydı… Ama kusursuz değildi, olması gerekmiyordu. Böyle bir performans… Kesinlikle doğal değildi…

Evet, Pazar günü Albert Park’da olanlar doğa üstü birşeyler izleyeceklerinden habersizdiler. Onbirinci sırada kalkan otomobilin pilotu da böyle olacağını belki bilmiyordu. Sadece iyi start almaya odaklandı ve gerisini akışına bıraktı.

Doğal (doğa üstü) yeteneği, izleyenleri ve kendini şaşırtacaktı. İlk viraja yedinci sırada girdi, önünde takım arkadaşı vardı. Yerini korumaya başladı, 9. turda ilk pitstopunu yaptı. Erkendi, lastikler daha fazlasına da dayanabilirdi ama onlar da bu performans karşısında hızla eriyeceklerdi.

11. turda önce Barrichello’yu geçti ve ardından Webber’i sıkıştırmaya başladı. İkisinin önünde Massa vardı. 14. turda Webber, Massa’yı geçerken Brezilya’lı pilot sağ tarafa baktığında gözlerine inanamadı: Webber’le birlikte McLaren da geçmişti. Hem de ne hızla! Bu momentumla Webber’in soluna doğru açıldı. Viraj sağa doğru olduğu için erken fren yaptı ama bu bile rakibi için geç sayılırdı! Webber çakıl havuzundaydı artık, ancak Massa kendisini geçmişti.

Önemli değil, kırmızı otomobili bitirmek sadece 8 tur sürecekti. Massa bir kez daha rakibine boyun eğiyordu. Sadece 5 tur sonra 4.5 saniye önündeki Rosberg’i yakaladı. Alman pilot çizgiyi kapatmaya çalışırken atak çizgi dışından geldi. Rosberg’in yapabileceği birşey yoktu, kimsenin yoktu. Oradan geçiş yapılmazdı. Bu doğal değildi. İkinci sıra için Kubica’yı zorlamaya başladı. Denedi, denedi ama Renault virtüözün önüne çıkan en büyük engeldi. Geçmesi gerekiyordu, geçse Button’a yetişmesi an meselesiydi. Bu dakikada galibiyetin ellerinin arasından kayıp gittiğini anladı.

35. turda ikinci pitine girdiğinde en büyük hatasını yaptı. Çünkü Ferrari’ler pite girmeyecekti. Aralarında 25 saniye fark oluşmuştu. Olsun, onun için bu bile imkânsız değildi. Zor bir hedefti, ama yapabilirdi. En hızlı turu üst üste ele geçirdi. O kadar çok zorladı ki takım arkadaşının 52 tur attığı yumuşak lastiklerini sadece 20 tur içinde bitirdi. Önünde gridin en hızlı isimlerinden biri, Alonso vardı. Fark erimeye başladı: 15, 12, 10, 7, 5, 3, 0.5 saniye…

Sadece 7 tur kalmıştı yarışın bitimine. Kırmızı otomobili zorlamaya başladı:
“Lastiklerim bitti, yol tutuşum yok.”
“Tamam Lewis, zorlamaya devam et.”

Bu söz herşeyi anlatıyordu. Bir virtüözü, lastiklerin durduramayacağını biliyorlardı, bu doğa üstü olayın sekteye uğramasını istemediler. Belki de tüm takım galibiyete adım adım ilerleyen Button yerine Hamilton’a odaklanmıştı. Böyle birşeyin her zaman olmayacağının farkındaydılar. Olayları akışına bırakmak istediler. Lewis deneyecekti ve bunu biliyorlardı.

Beklenen atak 55. turda geldi. Momentum kaybeden Ferrari, kapıyı açmıştı. Kapıdan içeri gri otomobilin burnu süzüldü, ardından ön lastikleri, tüm gövdesi… Sağa doğru olan virajda Alonso sağ çizgide kalmayı tercih etmişti, akıllıca… Hamilton sola açıldı, eski takım arkadaşı kendisini geçmesi için dış çizgiyi vermişti virtüöze.

Önemli değildi, erken fren yaptı, burnunu Ferrari’nin sağ arka tarafına alıp çıkışta kazandığı momentumla istediğini elde edecekti. Buna çok yakındı, olacak gibiydi…
Ancak çakıl havuzuna doğru spin attığını gördü. Arkasındaki Webber hayatımda gördüğüm en iyimser atakla kendisine çarpmıştı. Buraya kadardı. Altıncı olarak yarışı bitirdi. Bunu hak etmemişti.

Bir virtüözün attığı solo, doğa üstü bir yeteneğin somut olarak ortaya çıkışı, kişisel bir hırs nedeniyle hiçliğe büründü. Yazık oldu, hem de çok yazık…

Herşeye rağmen bizler, Formula 1 severler böyle bir performans izlettiğin için sana minnettarız Lewis. Bizlere pilotajın ne olduğunu hatırlattığın için, gerçek bir virtüözün farkını gösterdiğin için. Sen böyle performanslar sergilediğin sürece yarış kazanmasan da olur. Yeter ki bu doğa üstü yeteneğini bizlere daha çok sergile…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in Lewis Hamilton, virtüöz, www.ajansotomobil.com. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s