>25- 01- 2010 Suzuki Swift


>

Kullanılan otomobil: Suzuki Swift 4×4 1.3 lt

Karlı bir İstanbul gecesi. Yıllardan beri kar ilk defa kendini göstermiş. Gece sessiz, soğuk, ıslak ve yalnız… Rüzgâr, soğuğu iliklerinizde hissetmenizi sağlarken, etrafta sanki hiç canlı yok gibi. Beyaz taneler yavaşça yeryüzüne iniyor herkes uyurken. Kar, bu çılgın şehirin üzerine sükuneti ve sessizliği getiriyor adeta. Uyumayanlar da var tabi, biraz daha yağsa da çıkıp kar oynasak diye düşünen, ya da karda biraz dolaşsak diye. Halbuki zemin her türlü eğlenceye açık, uygun otomobiliniz varsa…

Telefonum çalıyor, arayan Ali:

‘Müsait misin?’

‘Evet’

‘Tamam o zaman sana geliyorum, biraz eğleneceğiz. Ama sen kullanırsın’

‘Tabi ki.’

Hahahah, işte uygun bir otomobil eğlenmek için: Suzuki Swift 4×4.



Yarım saat sonra Ali ve Swift’i kapımda. Asfaltın üstü buz pateni sahası gibi, yol tutuş nakıs. Yollardaki otomobil sayısı gecenin bu saatinde zaten yok denecek kadar az. Belli ki sadece bizim gibiler direksiyon başında ya da mecbur olanlar.

Ali, Cem ve ben Swift’teki yerimizi aldık. Gideceğimiz yer belli değil, aslında önemli de değil. Yeter ki boş olsun. Ne yapacağımızı biliyoruz: Ali, Swift’ini aldığından beri kar yağmasını ve otomobilin dört çeker sistemini test etmek istiyor. Bunun için bundan daha uygun bir gece olamaz.



Bense aynı otomobili yıllar önce Autocar dergisinin bir testinde, yoğun çamurda denemiştim. O karşılaştırmada Swift, Audi Allroad Quattro, Land Rover Discovery ve Fiat Sedici gibi otomobillerle karşılaşmış ve alnının akıyla her engeli aşmasını bilmişti. Tüm Autocar çalışanları Swift’in performansı karşısında büyülenmiş ve bu olayı herkese anlatmıştık.



Söz bende:

‘Şaşıracaksın otomobilinin yeteneklerini görünce. Hiç beklemediğin şekilde yol alacağız, adeta bir WRC gibi uzun mesafeler yan gideceğiz.’

‘Bakalım, göreceğiz.’



Ataşehir taraflarına doğru yol alıyoruz. Oralar yüksek olduğu gibi, yokuşlu yolların sayısı da fazla.

Bir yol buluyoruz, iki tarafında da park etmiş otomobil yok. Zemin adeta İsveç rallisi etabı gibi ve oldukça dik bir eğim söz konusu. Yani yokuş aşağı giderken istediğimiz herşeyi yapabiliriz. Kış lastikleri mi? Ali maalesef o kadar sorumlu bir kullanıcı değil.



Önce küçük denemeler yapıyorum, yol tutuşu anlayabilmek için. Ön taraf hafifçe tutunup daha sonra önden kaymaya başlıyor. Bu esnada hafifçe gaza dokunuyorum, önden kayma devam ediyor, devam ediyor ve işte! Suzuki’nin Viskoz Kavramalı diferansiyeli ön lastiklerin boşa döndüğünü görünce torku arka aksa iletti, böylece Swift hafifçe arkadan kaymaya başladı. Kontramı verdim ve ağırlığı diğer tarafa aktardım. Şimdi de öbür tarafa doğru kayıyoruz. Oldukça eğlenceli ancak direksiyonun tur sayısının fazla olması sıkıntı yaratıyor. Fazla hızlanmamak gerek.



Tekrar deniyoruz. Sistemin ne zaman devreye gireceğini kavramak kolay. Önce sağa, sonra sola… Biraz hızlanıyorum, belli bir ritmde ilerliyoruz. Ön tarafta neredeyse hiç tutuş yok gibi, Swift bütün momentumunu arka lastiklerden alıyor. Biraz da ‘0’ çizmeye çalışıyorum, bunda pek başarılı olmasam da yine de iki adet sıfır çizebildim.



Yol bitti, manevra yapıyorum. Şimdi yola dik bir açıda duruyorum. Vitesi 1’e taktım, direksiyon en sola çevrilmiş durumda. Gazı tabana yapıştırıyorum, ön lastikler boşa dönmeye başladığı anda diferansiyelimiz iş başında. Swift ile adeta drift yaparak tekrar yola çıkıyorum. Vitesi 2’ye aldım ve otomobili akıtmaya başladım. Hahahah! Muhteşeeeem! Herkesin ağzı kulaklarında. Swift’in performansı inanılmaz, karda bundan daha keyifli bir şey düşünemiyorum. Cem ve Ali olanları dışarıdan izliyorlar.



Yanlarına gidiyorum.

‘Çıkış efsaneydi gerçekten.’

‘Teşekkürler, ben değil Swift yaptı hepsini.’



Yaklaşık 1 saat boyunca aynı işlemi tekrarlıyoruz. Bir ara fazla heyecandan dolayı küçük bir spin atma maceramız oldu ama neyse ki sorunsuzca atlattık onu da. Dönüş yoluna geçiyorken aynı yolda Bir Audi Q7 ve Mercedes C Sınıfı görüyoruz. Onlar da eğlenmeye çıkmışlar anlaşılan. Her ikisinin de sürücüsü şaşkın bakışlar içinde bu küçük otomobili izliyor. Suzuki’miz bizler kadar onları da şaşırtıyor.



Adrenalimiz tavan yaptı ve karnımız acıktı. Swift de bu aksiyondan sonra acıktığını yanan benzin ışığıyla gösteriyor. Gecenin bir yarısı, soğuk havada KFC’nin yolunu tutuyoruz. Yemekler mükemmel, ya da bize öyle geliyor.



Karlı ve buzlu bir İstanbul gecesine eğlence kattığı için küçük Suzuki’ye de ödül olarak 97 oktan alıyoruz.

Afiyet olsun Swift!

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in 4x4, kar, Suzuki, Swift. Bookmark the permalink.

One Response to >25- 01- 2010 Suzuki Swift

  1. Kowalski says:

    >Süper yazılar. Devam. Bir de 205 bekliyoruz şöyle bol olaylısından🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s