>Padok F1.com- Jenson Button


>Winning is not enough (Kazanmak yeterli değildir)
Bu, Sir Jackie Stewart’ın yazmış olduğu ve son zamanlarda hayatımı bir hayli meşgul eden kitabın adı. Ne kadar doğru bir isim olduğunu okudukça ve güncel F1’i takip ettikçe daha iyi anlıyorum.

Kazanmak ne kadar önemlidir? Birçok kişiye göre kazanmak her şeyden daha önemlidir, ancak bazılarına göre kazanmanın ötesinde de kendinize katacağınız bazı özellikler mevcut.

Sir Stewart’a göre kazanmak hiç bir zaman yeterli değildir; önemlidir ama yeterli değildir. Ona göre kazanmak değil, kazanmayı nasıl başardığınız önemlidir ve bunun için iki kilit kelime kullanır: Bütünlük ve dikkat. Eğer kazanırken bu iki tanımlama da tam anlamıyla karşılanıyorsa, o zaman gerçek birincilik kazanılmış demektir.

Kazanmak kadar, bunu nasıl yaptığınız ve nasıl bir pilot olduğunuzun ne kadar önemli olduğunu anlatır kitabında. Aslında kazanmak, en iyi otomobile sahip olmak kolay birşeydir, önemli olan bunu doğru şekilde yapabilmektir. Üstelik kazanmanın yeterli olmadığı, özellikle de yarışı kazanan ve ikinci olan pilotun arasında sadece 2 puan olduğu son zamanlarda daha iyi şekilde ortaya çıkmaya başladı.

Ben bu ifadeyi şöyle yorumluyorum: ‘Bir pilot kazanmaktan çok değil, nasıl kaybedeceğini öğrendiğinde kazanmış’ olur. Yani, şampiyonluğu kazanmak için yarış kazanmanın yanında kaybetmeyi de bilmek gerekir. Peki bu ne anlama geliyor? Hemen birkaç yıl öncesine gidelim. Yıl 2007. Brezilya GP’si. Hamilton şampiyonada Alonso’nun 4, Raikkonen’in de 7 puan önünde lider. Raikkonen’in kazanması durumunda şampiyonluk için beşinci olması yeterken, Alonso’nun galibiyeti durumunda en kötü dördüncü olması gerekiyor.

Ancak yarışta işler istediği gibi gitmiyor ve Raikkonen’in galibiyeti karşısında elde ettiği yedincilikle şampiyonluktan oluyor. Herkes Hamilton’un ilk senesinde nasıl şampiyonluğu kaybettiğini düşünürken, kendisi içten içe neler kazandığının farkında. Bu kariyeri için çok önemli bir andı çünkü daha acı bir kayıp yaşamayaz ve böyle bir durumla nasıl baş edeceğini bilemezdi.

Yıl 2008 olduğunda Hamilton yine sezonun son yarışına, Brezilya’ya lider olarak geldi. Bu defa Massa’nın yedi puan önündeydi ve Brezilyalı pilotun kazanması durumunda elde edeceği beşincilik rüyalarının gerçekleşmesi için yeterliydi. Zor bir misyondu ama 2007’den kazandığı tecrübeler ona sabırlı olması gerektiğini, sadece puan almak için otomobilini kullanması gerektiğini öğretmişti. Nitekim, Massa damalı bayrağı geçtiğinde kendisi altıncı durumdaydı, bekledi, bekledi ve son virajda Glock’u geçerek beşinci oldu.

Hamilton için kazanmak yeterli değildi, onun daha bütün bir pilot olması gerekiyordu ve F1’deki ilk sezonunda bunun ne demek olduğunu anlamıştı.

Bunlar sadece Hamilton, Massa, Schumacher ya da Hill için değil, birçok pilot için geçerli. Bu sezona bir göz atalım: İlk 7 yarışın altısını kazanan Button, daha sonraki beş yarışta podyuma bile çıkamadı, bunun ötesinde sezonda başka bir yarış kazanamadı. Button ‘o baskıyı’ hissetmeye başlamıştı. Şampiyonluk yolunun getirdiği baskıyı.

Ancak Jenson uzun zamandır, belki de F1’e geldiği günden bu durumu hayal ediyordu. Bunu da elinden kaçırırsa herhalde bir daha şampiyon olamazdı. Dolayısıyla otomobilini bu şekilde kullanmaya başladı, üstelik rakiplerin hızlanmasının yanı sıra Brawn GP otomobilinde de yol tutuş problemleri baş göstermeye başlamıştı.

Jenson Button tıpkı az önce dediğim gibi kaybetmeyi çok iyi öğrenmiş bir pilottu ve kariyerindeki başarısız sezonlardan bir ders çıkarmayı öğrenmişti. Otomobilini bu şekilde kullanmaya başladı ve şampiyonluğu göğüsledi.

Böylece 40 yıl sonra ilk kez iki İngiliz pilot üst üste şampiyon oldu, bu en son 1968ve 69 yıllarında sırasıyla Graham Hill ve Jackie Stewart ile gerçekleşmişti.

1969 yılında Sir Stewart, Button’ın sezonuna benzer bir sezon geçirmiş ve ilk 6 yarışın beşinde galibiyete imza atmış ancak daha sonraki 6 yarıştaysa sadece bir galibiyet ve bir podyum elde edebilmişti. Ancak ileriki yıllarda söyleyeceği gibi kazanmanın yeterli olmadığını biliyor ve daha bütün bir pilot olmaya çalışarak otomobilini kullanıyordu.

‘Winning is not enough’, yani ‘kazanmak yeterli değildir’. Bu sezondan da gördük ki, bu ifade hâlâ fazlasıyla geçerli. Button şampiyonluğu kaya gibi sağlam sinirleri, kendini içine soktuğu psikoloji ve istikrarlı performansıyla kazandı. Bu sadece yarış kazanmakla elde edilebilecek bir şey değil.

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in Jackie Stewart, Jenson Button, kazanmak. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s