>Moto GP Valencia 2008


>Beklenen rekor kırıldı
MotoGP’de sezonun son yarışında Rossi beklediğimiz gibi bir sezonda en çok puan alma rekorunu kırdı. Bunda her yarışta elde ettiği puanların büyük bir önemi var

Bu hafta sonunun Rossi için bir önemi vardı: Ufukta kırılması gereken bir rekor bulunuyordu ve bunun için sadece ilk beşe girmesi yeterliydi.

Ancak haftasonu işler tam da istediği gibi başlamadı: Antrenmanlarda yaptığı ayarlardan hiç memnun değildi. İstediği miktarda yol tutuş elde edememiş ve küçük bir kaza geçirmişti. Kazadan yaralanmadan kurtulmuş olsa da bu bir uyarıydı.
Belki de çok zorlamamalı, sadece yeterli performans göstermeliydi. Sıralama lastiklerini taktığında da M1’i istediği gibi değildi. Ne kadar zorlarsa zorlasın onuncu sırayı almıştı, üstelik Stoner polü son anda kazanırken, Pedrosa kendi evinde bir kez daha kazanmak için ikinci olarak iyi bir yer elde etmişti.

Ancak Rossi’yi tanıyanlar onun için gerilerden start almanın bir sorun olmadığını biliyor, rekoru girmek için ne gerekiyorsa yapacağını tahmin ediyorlardı.
Yarışta alacağı start çok öenmliydi, çünkü hiç bir zaman iyi kalkışlarıyla dikkat çeken bir pilot değildi. Yeşil ışıklar yandığında iyi bir tepki vermiş, ilk turun ortalarında yedinciliğe kadar çıkmıştı. Önündeyse Capirossi, Lorenzo ve Dovisiozo gibi pilotlar vardı. En ön sıra mı? Pedrosa bir ara liderliği ele geçirse de Stoner buna hemen cevap verdi ve tekrar liderliğe oturdu. Üstelik Avustralya’lı arayı açmaya başlamış, Pedrosa’yı rüyasından uzaklaştırmaya başlamıştı.

Rossi en azından ilk beşe girmek için yapması gerekenleri yapmaya başladı. İlk önce Capirossi, ardından, Lorenzo, Hayden ve son olarak Dovisiozo’yu birer birer, çok zorlanmadan geçti ve üçüncü sıraya oturdu. Bu andan itibaren İtalyan’ın yaklaşık 5 saniye önünde giden Pedrosa ile arasının da kapanmaya başladığını gördük. Yamaha pilotu her turda arayı istikrarlı olarak kapatsa da bir sol virajda fazla zorlaması sonucu lastiklerindeki yol tutuşu kaybetti ve neredeyse düşecek gibi olsa da dizinin üzerinde bu durumu kurtarmasını bildi. Mesajı almıştı; artık bu noktadan sonra gereksiz zorlamamalı, rekoru riske edecek şeylerden uzak durmalıydı.
Yarışın sonuna kadar arkasındakilere yeterli farkı atan Rossi, daha sakin şekilde yarışı üçüncü sırada noktaladı ve kötü start aldığı bir yarışı daha podyumda bitime başarısı gösterdi.

Dördüncülük için müthiş bir mücadele veren Dovisiozo, Hayden, Nakano ve Edwards dörtlüsü, son tura kadar çok yakın bir yarış çıkardılar. Bu müthüş mücadeleden Dovisiozo galip olarak ayrılırken, Repsol Honda pilotu Hayden’ın bir kez daha Dovisiozo’nun ardında kalması gözlerden kaçmadı. Böylece İtalyan pilot şampiyonayı da Hayden’ın 16 puan önünde beşinci sırada noktaladı ve takımıyla son yarışında iyi bir iş çıkarmış oldu.

Son sırada start alan Melandri bir ara dokuzunculuğa kadar yükselmiş olsa da hata yaptı ve yarışı on altıncı sırada bitirerek Ducati’yle son yarışında iyi bir sonuç fırsatını kaçırmış oldu.

Sezonun dokuzuncu pol pozisyonunu, altıncı galibietiyle süsleyen Stoner, Ducati’yle iyi bir çıkarmış olsa da sezonun en önemli anlarında yaptığı kazalar ve kazanabileceği yarışlarda Rossi’ye boyun eğmesi sonucu, gridin en hızlı motoruna sahip olsa da şampiyonluğu 46 numaraya kaptırdı.

Rossi’nin elde ettiği bir sezonda en çok puan alma rekorunun ardında her yarıştan puan çıkarması ve dokuz birinciliğinin yanısıra, onsekiz yarışın onaltısında podyuma çıkması çok büyük rol oynuyor ve bu başladığı yarışlarda yüzde yüz finiş görme anlamına geliyor. Bu şekilde Rossi, galibiyet sayısı olarak rekor kırmasa da puan anlamında daha önce kendisi ve Stoner’a ait olan 365 puanlık rekoru 373 puanla geride bıraktı. 2008’i Rossi’nin kariyerindeki en iyi sezonlardan biri olarak tanımlayabiliriz.

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in Moto GP, Valencia 2008. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s