>F1 İtalya GP 2008


>Vettel tarih yazdı
Alman pilot hem kendisinin hem de takımının ilk galibiyetini kazanırken, en genç yarış kazanan pilot olarak tarihe geçti

Cuma gününden itibaren başlayan yağmur, Monza’da süprizlere açık bir yarış olacağının habercisiydi. Cuma antrenmanlarında Adrian Sutil gibi isimleri en hızlı turları atarken gördük. Ancak en büyük süpriz sıralama turlarında yaşandı.

Sıralamaların ilk seansı McLaren’ların olurken, BMW ve Ferrari’lerin arasında STR pilotları yer alıyordu. İkinci seans başladığında yağmur da etkisini artıracaktı. Bu esnada seansın ilk sıralarında piste çıkan isimler, yol tutuşun verdiği avantajla öne çıkıyordu.

Hamilton seansın ilk bölümlerinde yağmur lastiklerinin yeterli olacağını düşünmüş, ancak daha sonra bu kararının yanlış olduğunu anlayıp pitlere, ekstrem ıslak zemin lastiklerini takmak için dönmüştü. Aynı durum Raikkonen için de geçerliydi. Ancak oyun bitmişti; iki pilotta pite döndüğünde yağmur etkisini artırmış, hızlı bir derece elde edilmesini imkansız bir hale getirmişti.

Kovalainen, Massa ve Heidfeld ilk on içerisine girip son seansa kalma hakkı elde ederken, STR pilotu Vettel bu seansın en hızlı ismi oluyordu. Hamilton yanlış lastik seçiminin kurbanı olup ilk on içerisine girecek bir dereceye imza atamazken, yarışa 15. sırada başlama hakkını elde ediyordu. Raikkonen de ancak 14. sırada start alabildi.

Şampiyona adayları elenirken, son seansta iyi bir hız yakalayan Vettel, muhteşem bir turla kariyerinin ilk pol pozisyonunu elde ederken, takım arkadaşı Bourdais de son anda üçüncülüğü Webber’e kaptırıp dördüncü sırayı ele geçiriyordu. Massa ise yedinci sırayı alarak şampiyonluk şansı olan pilotlar arasında en ön sırada yarışa başlıyordu.

Pazar günü, pol pozisyonundan başlayan Vettel, arkasındaki Kovalainen’e bakmaksızın, iyi görüş avantajını da sonuna kadar kullanıp arayı açmaya başladı. Toro Rosso pilotu, Kovalainen’e göre dört tur az benzin yüküyle başlamış, ilk pitstoplara kadar galibiyet için gerekecek farkı yaratmasını bilmişti.

Ferrari motoru ve ekstrem ıslak zemin lastikleri (tüm pilotlar bu seçenekle yarışa başladı) McLaren için fazla iyi, galibiyet Vettel için fazlasıyla kolaydı. Kendini zorlayan bir pilot olmadı ve iyi bir iki pitstop stratejisiyle fazla baskı altında kalmadan yarışı kazanmasını bildi.

İlk pitstoplara kadar inanılmaz bir hız yakalayan Hamilton bir ara Vettel’in ardına, ikinci sıraya kadar çıkmış olsa da pitstoplarda sonra bu hızını kaybetti. İngiliz dolu deposuyla rakiplerinin bir çoğundan çok daha hızlıydı ancak kişisel görüşüme göre ilk pitstopta biraz daha pistte kalıp, tıpkı Kubica gibi tek pitstop stratejisini belirlemeliydi. McLaren pilotu ilk pitinde ekstrem ıslak lastikleriyle devam kararı aldı. Bu bir hataydı, çünkü yağmur yağmayacaktı.

Kubica’nın taktiği çok işe yaramış, Polonya’lı ilk pitlere girebildiği kadar geç girmişti. Bu hamlesi ona direk olarak ıslak zemin lastiklerini takma şansı verdi, dolayısıyla rakipleri gibi ikinci kez pite girmek zorunda kalmadı. Sonuç; kürsünün son basamağında 6 puan olarak hanesine yazıldı. Bu, otomobilinin yavaş olduğu bir günde akıllıca yapılmış çok yerinde bir stratejiydi.

Raikkonen Ferrari’nin lastik ısıtma sorununa yenik düştü. Finli’nin yeterli olmayan hızına iki ptstop taktiği de eklenince Ferrari pilotu ancak dokuzuncu olabildi. Raikkonen yarışın sonlarına doğru, pist kururken en hızlı tur zamanını elde etse de yarışı çoktan kaybetmişti. Massa da kendinden bekleneni veremedi ve Hamilton’ın sadece bir sıra önünde, altıncı sırada yarışı bitirdi ve büyük bir avantajı elinden kaçırdı.

Bu herşeyin ötesinde Vettel’in yarışı, onun haftasonuydu. Herşeyi doğru şekilde yapmasını bildi ve tamamen kendi hızıyla bir McLaren Mercedes’i yenmesini bildi.
Monza 2008 yarışını hiç bir zaman unutmayın; tıpkı Macaristan 2003’ü (Alonso’nun ilk galibiyeti) unutmadığınız gibi. Bu, ileride göreceğimiz bir şampiyonun yeteneğinin ilk kez tam anlamıyla ortaya çıktığı bir yarıştı.

Tebrikler Vettel, tebrikler Toro Rosso…

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in F1, İtalya GP 2008. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s