>F1 Bahreyn GP 2009


>Taktik savaşı
Bahreyn’de oyun pitstoplarda oynandı. Pilotlar pist üzerinde birbirlerini pek geçemeseler de pitstop stratejileri kazananı belirledi

Toyota’lar, tarihinde ilk defa sıralama turlarında ilk iki sırayı paylaşırken, beklentiler Japon takımının hafif otomobillerle start alacağı üzerineydi. Yarıştan hemen önce açıklanan otomobil ağırlıkları bu tezi doğrulamıştı: Trulli 648.5, Glock ise 643 kg ağırlıkla yarışa başlayacaklardı; yani gridin en hafif otomobilleriyle. Ayrıca her iki pilotun da süper yumuşak lastikleri tercih etmiş olmaları Japon cephesinin niyetini açıkça ortaya koyuyordu.

Buna karşılık, Vettel 659 kg ile ilk 7 arasında en ağır otomobille üçüncü sırayı almış ve her iki Brawn GP otomobilini de geride bırakmıştı. Bu büyük bir avantajdı ve galibiyet için en iyi pozisyon olarak görünüyordu. Brawn GP’den Button dördüncü sıradan kalkarken otomobilinin ağırlığı 652.5 kg olarak açıklanmıştı. Şampiyona lideri iyi bir çıkış yapıp Vettel’i geçemezse işinin çok zor olacağının farkındaydı.
Beşinci sıra Hamilton’a giderken, İngiliz bu sezonun en iyi derecesine imza atıyordu. McLaren pilotu 652.5 kg ve süper yumuşak lastiklerle başlayacaktı. Otomobili sert lastiklerle istediği yol tutuşu üretmiyor, ağır depoyla da hızlı olamıyordu. Dolayısıyla şampiyon iki taktik arasında ince bir çizgi tutturup otomobilinden maksimumu çıkarmak durumundaydı aksi taktirde şampiyonaya tutunma ihtimali yok oluyordu.

Beşinci sıradan start alan Barrichello 649 kg ile hafif bir otomobille başlamayı tercih etse de sıralamalarda istediği dereceye elde edemeyince bu avantajı bir anda dezavantaja dönüştü.

Beş kırmızı ışık söndüğünde çok iyi bir çıkış yapan Hamilton’ın sağa doğru yanaştığını gördük. İngiliz, önce Vettel’i ardından Button’ı geçip, ilk virajın çıkışında Trulli’nin de önüne geçse de İtalyan pilot daha iyi bir çizgi yakalayıp yerini geri almasını bildi.

Glock startla birlikte liderliği ele geçirirken Button da istediğini elde etmiş ve Vettel’i geçmeyi başarmıştı. Üstelik hafif depo ve difüzörün getirdiği avantajla Hamilton’ı da ilk turun sonunda geride bırakmasını bilmişti. Bu noktada aynı motoru kullanan iki otomobilden McLaren’ın, Brawn karşısında ne kadar çaresiz kaldığını gördük. Üstelik direksiyonda Hamilton varken… Kendini Hamilton’dan kurtaran Button, önündeki Toyota’lar ile arasını kapatmaya başladı ve böylece ilk pitstoplara gelindiğinde elde edecekleri avantajı yok etmeye çalıştı. İngiliz pilotun bu amacına ulaştığını söyleyebiliriz.

Vettel ise Hamilton’ın arkasında kalırken bizlere son yılların en gözde iki pilotunun savaşını izletecekmiş gibi hisssettirdi. Ancak Alman pilot bir kaç tur rakibini sıkıştırsa da arkada kaldığı süre boyunca lastikleri fazlasıyla aşınma gösterdiği için yerine razı olmak zorunda kaldı.

İlk pitlerden sonra Toyota’lar hızlarını kaybetmiş, Glock sekizinci, Trulli ise altıncı sırada yarışa dönmüştü. Japon takımı sert lastiklerle uzun bir ikinci bölüm tercih etmiş ve kişisel fikrime göre hata yapmıştı. Burada otomobillerinin momentumunu korumaları gerekiyordu çünkü yarışın temposunu onlar belirliyordu.
Button’la Hamilton aynı turda (15. tur) pite girdiler. Taktik her iki pilotta da aynıydı: Süper yumuşak lastiklerle yol devam et ve kalabildiğin kadar pistte kal.
Vettel de buna benzer bir taktik belirlemişti ancak Red Bull takımı bir strateji hatası yaparak pilotunu Trulli’nin arkasında piste gönderdi. Bu çok önemliydi, çünkü eğer Vettel Toyota’dan önce piste dönseydi galibiyet için Button’ biraz daha yaklaşabilirdi. Oysa bu esnada rakibi hakkında öğrendiği tek şey her turda aralarının ne kadar açıldığı olacaktı. Vettel’in galibiyet şansı burada sona ermişti.

Trulli için de yarışın bu bölümü çok kritikti. Rakibinin yumuşak lastik ve kendine göre daha boş depoyle yarıştığı anda otomobilinde sert lastikler takılıydı. Eğer İtalyan böyle zor bir durumda tutunabilirse, yarıştan podyum çıkarabilirdi. Ve tutundu da. Rakibine hiç geçit vermedi, ağır bir otomobille, kendinden çok daha hızlı bir pilotu arkasında tutup, podyumun son basamağına uzandı. Bu kesinlikle hak edilmiş bir sonuçtu. Bunun için Trulli’yi tebrik etmek gerek.

Yarış sonrasında Vettel’in yaptığı açıklama bu olayla ilgili düşüncelerini dile getiriyor: “İkinci bölümde Trulli’nin arkasındaydım ve yumuşak latikleri takmıştım. Daha hızlı gidememiş olmam utanç verici.”

İkili arasında bunlar yaşanırken Hamilton da Vettel’e yaklaşmaya çalışıyordu ancak farkın bir saniyenin altına inmediğini gördük. McLaren’in yarış içindeki temposu rakiplerine göre tur başına 0.3- 0.7 saniye kadar daha yavaştı.

Liderliği ele geçiren Button, ikinci pitstoplar için yeterli farkı yaratamaya başladı. Önce 9 saniye, 10, 11, 15… Brawn GP çok iyiydi, Mercedes motoru kusursuz, Button ipeksi yumuşaklıktaydı. Galibiyet görünmüştü, yapması gereken tek şey bu tempoda farkı arttırmaktı.

İkinci pitstopuna 37. turda girdiğinde rahattı. Trulli ve Vettel ile arasınıda neredeyse 20 saniyeye kadar çıkarmış, gerekli farkı sağlamıştı. Red Bull’un kendinden daha sonra pite gireceğini biliyordu ve stratejisini buna göre yapmıştı.
Vettel ise beklendiği gibi Button’dan daha sonra (40. tur) pite girdi ve oldukça kısa kalarak sert lastiklerini taktı. Çıktığında bu defa Trulli’nin önündeydi ama roller değişmişti. Artık Toyota’da yumuşak lastikler vardı. Ancak aynı şey burada da oldu ve arkadaki otomobil atak yapamadı. Dolayısıyla Vettel yarış sonunda ikinci sırayı alırken, Trulli kürsünün son basamağına çıktı.

Bu ikiliyi zorlamaya çalışan Hamilton ise bir süre sonra teması kaybetti ve dördüncülüğe razı oldu. Şampiyon, yarış sonrasında “Bu sonuç takım için cesaret verici olsa da otomobili geliştirmeye devam etmeliyiz, çünkü henüz öndekilere yetişemiyoruz” dedi.

Üç pitstop stratejisiyle yarışan Barrichello beşinci olurken, yarışı sadece iki tur lider götürüp, altıcı olan Raikkonen, Ferrari’nin ilk puanlarını kaydetti.
Yarışa iyi başlayan Glock ise pitstoplardan sonra istediği hızı yakalayamadı ve ancak yedinci olarak damalı bayrağı geçti.

Alonso sekizinci olurken, otomobilinin termosunun bozulması sonucu yarışı sadece pitlerde aldığı sıvılarla tamamladı ve yarış sonrasında fenalaştı. İspanyol pilota ilk müdahele pistin sağlık merkezinde yapıldı.

Bu sonuçlar Button dört yarışa üç galibiyet ve bir üçüncülükle tüm yarışlarda kürsüye çıkma başarısını devam ettirdi ve sadece saf hız değil, strateji olarak da çok iyi oldukları mesajını verdi.

Bir sonraki yarış olan Barselona oldukça fazla downforce gerektirdiği için difüzör kullanan otomobiller daha iddialı olacaktır. Burada da Brawn GP’den bir galibiyet beklemek pek de yanlış olmaz. Dolayısıyla Avrupa ayağının ilk yarışında da buna benzer stratejik hamleler görebiliriz.

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in Bahreyn GP 2009, F1. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s