>F1 Almanya GP 2009


>Kazananlar kulübüne hoş geldin!
Uzun zamandır beklediği galibiyeti Nürburgring’de alan Webber, bunu oldukça zor biçimde elde etti

Sıralama turlarının ikinci seansında yaptığı stratejik hamleyle Barrichello’ya en hızlı tur zamanını kazandıran Ross Brawn’ın bu kararı hemen tüm takımlar tarafından kopyalandı. İşte bu esnada Brawn GP bu yarışı kazanır diye düşünemeye başlamıştım. Çünkü hava tahminleri yarış günü yağmur beklendiğini söylüyordu: Yani değişken ve tamamen stratejik bir yarış olacaktı.

Ancak Red Bull ve Webber henüz söyleyeceğini söylememiş, üçüncü seansı beklemişlerdi. Önce Vettel geldi ve 1:32.480’le geçici pol pozisyonunu aldı. Otomobili hızlı ve dengeliydi ve her şeyden önemlisi lastiklerini yeterli ısıya ulaştırmayı başarmıştı. Ardından hem Button hem de Barrichello’nun Vettel’i geride bıraktığını gördük. Lastik ısıtmaktan şikayetçi olan beyaz otomobiller nasıl ouyordu da bu dereceyi elde ediyorlardı? Bunun cevabı yakıt deposundaydı…

Alman pilot için iyi giden işler bir anda alt üst olmuştu. Üstelik dahası da vardı: Henüz Webber çizgiyi geçmemişti. Avustralya’lı turu tamamladığında Vettel için adeta kâbus devam ediyordu. Çünkü bu sezon ilk defa sıralama turlarında takım arkadaşına geçilmiş, üstelik bunu kendi evinde yaşamıştı.

İlginç olan bir nokta da otomobillerin ağırlıkları açıklandığında ortaya çıktı: İki Red Bull otomobili de 661 kg ile aynı ağırlıkta, Brawn GP’den Barrrichello 647, Button ise 644 kg’dı. Yani Webber bu turu boş bir depoyla atmamıştı.
İşte bu, onun bugüne kadar bir ‘sıralama pilotu’ unvanını kazanmasını sağlayan türden, mükemmele yakın bir turdu. En ufak bir hata yapmamış, lastiklerini çok iyi kullanmış ve kendi evinde galibiyet almak için yanıp tutuşan Vettel’i çeyrek saniyeyle geride bırakmıştı.

Ancak yarış başladığında Webber bu işin beklediği kadar kolay olmadığını anlamıştı. Startta direksiyonu sağa kırarak Barrichello ile yaşadığı çarpışma, yarış komiserleri tarafından tehlikeli bulunmuş ve pitte geçme cezasına çarptırılmıştı. Bu Avustralya’lının yarışını berbat edebilir ve uzun yıllardır hasret kaldığı galibiyetin elerinin arasından kayıp gitmesine neden olabilirdi.

Bu arada McLaren ve Ferrari’ler KERS avantajıyla ön sıralarda yer bulmuş, Hamilton bir ara Webber’in bile önüne geçmişti. Ancak küçük bir temas McLaren’in sağ arka lastiğinin patlamasına neden oldu ve Hamilton’ın elden geçirilmiş aerodinamik parçalarının ne işe yarayacağını görememiş olduk.

Startta Massa’ya geçilen Vettel’de pozisyonunu korumak için atak yapsa da bunun için pitstopları beklemek zorunda olduğunu anladı.

Webber, cezasını çekene kadar öndeki Brawn GP’den kopmamaya çalışmalı ve otomobilinin en büyük özelliği olan lastiklerini çabuk ısıtma avantajını rakibine karşı iyi kullanmalıydı. Barrichello’nun kendinden hafif olduğunu biliyordu ve Brezilyalı’nın arayı açamaması iyiye işaretti.

Ross Brawn, Barrichello için (Button ise 13. turda pite girdi) 14. turda pit stop planlamıştı. Red Bull’da Webber’i cezası için aynı turda pite çağırdı. Bu çok akıllıca planlanmış bir hamleydi, çünkü pitten sonra Barrichello soğuk lastikler ve dolu deposuyla yavaş turlar atacak, kendisi de bu dezavantajının biraz olsun önüne geçebilecekti.

Üstelik pit çıkışında Massa’nın arkasında kalan Barrichello, kendisine yarışı kaybettirecek turlar atıyordu. Rakibini geçememesi, Webber’in gerçek pitstopunda kaybedeceği vakti telafi ediyordu.

19. turda gerçek pitstopunu yaptı ve orta sertlikteki lastikleri taktı. Oysa Brawn’lar süper yumuşaklarla yola devam ediyorlardı. Ancak bu bile onların lastik ısısı sorununu çözmeye yetmeyecekti.

Webber bu lastiklerle daha hızlandı ve 37. turda kendi en hızlı turunu attı. Barrichello’nun gardı düşmüştü. Brawn GP pilotu 32. turda tekrar pite girdi ancak yeterli benzini alamadığı gerekçesiyle bir kez daha pite çağrıldı.
Bu esnada Massa, iki Brawn GP’yi geçmiş ve ikincilikteki yerini almıştı. Ancak Vettel hemen arkasındaydı. Üstelik Alman pilotun oldukça uzun tercih ettiği ikinci seans (Massa’dan 3 tur fazla attı) avantajını göstermişti.

Alman pilot sonunda istediğini elde etmiş ve ikinci pitstopundan sonra Ferrari’yi geride bırakmıştı. Üstelik takım arkadaşına göre farklı bir lastik stratejisi belirlemişti: Webber süper yumuşak- orta sert- orta sert, Vettel ise süper yumuşak- ora sert- süper yumuşak tercihini yaptı. Bu Red Bull’un tüm lastiklerle çok iyi sonuç verdiği anlamına geliyordu. Nitekim Webber’in orta sertlikte, Vettel’inse süper yumuşak lastiklerle en hızlı turlarını elde etmeleri bu tezi doğruluyordu.
Webber liderlikte oldukça rahat yol alıyor ve aradaki farkın 15 saniyenin altına inmesine müsaade etmiyordu. Red Bull ilk iki sırayı elde etmeye doğru hızla ilerlerken, Brawn GP’ler üç pitstop stratejisiyle ancak beş ve altıncı sırayı alıyorlardı.

Bana göre bu yarışta Ross Brawn üç pitstop stratejisi seçip hata yaptı. Otomobilin orta sertlikteki lastiklerle yavaş olacağını zaten tahmin ediyorduk. Bu seçimi son pitstopta kullanıp, yarışın ortasında otomobilin hızlı olmasını sağlamaları gerekiyordu. Button ve Barrichello bu lastikten istediklerini elde edemeyip ortalarda öylesine dolaşan otomobiller izlenimini uyandırırken, Red Bull ikilisi üst üste en hızlı turlarını atıyorlardı. Ve bu da iki takımın arasının iyicene açılmasını sağladı. Bu tezimi Brawn’ların en hızlı tur derecelerini elde ettiği turlara bakarak da doğrulayabiliriz: Barrichello 54, Button 53. turlarda en hızlı turlarını attılar; yani süper yumuşak lastikleri kullanırken.

Böylece Webber, tartışılabilir hakem kararına rağmen yarışı 9.2 saniye farkla kazanırken, Vettel’in ikinciliği elde etmesi Red Bull’un maksimum puan almasını sağladı ve Brawn GP’yle aralarını 19.5 puana indirdiler. Pilotlar şampiyonasındaysa Button 21 puanlar liderliğini sürdürürken, Barrichello hem Vettel hem de Webber’e geçildi ve dördüncü sıraya geriledi.

Yarıştan sonra Webber’in yaptığı açıklama olup biteni anlatamaya yetiyor: “Brawn GP bu şekilde sorun yaşamaya devam ederse, Red Bull 4 yarış sonra pilotlar şampiyonasında liderliği ele geçirecektir.”

About autochronicles

Otomobilleri ve müzik yapmayı bu dünyadaki varolma nedenlerim olarak gösterebilirim. Hayatımda okuyan değil yazan olmanın, dinleyen değil çalan biri olmanın peşindeyim. Burası bir günlük. Otomobille yaşayan birinin, otomobille yaşadıklarını gün be gün anlattığı bir yer. Günlük olduğu kadar benim yazılarımın da bir arşivi niteliğinde. Otomobiller daima beni hayata bağladı, hayatıma anlam kattı... Bu sevgiden öte, bir tutku, bir yaşam tarzı... Bu yüzden günlük olarak yazılmayı hak ediyorlar...
This entry was posted in Almanya GP 2009, F1. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s